Uzun zamandır kendimi eşikte hissediyorum. Dışarda, içerde, üzerinde, uzakta değil tam olarak eşikte.. açmaya layık olmadığım bir kapının, asla açılmayacak bir kapının, gidecek yerim olmadığı için beklediğim kapının, ama her halükarda bir kapının önünde ve daima eşikte..
“Gençliğinizle beraber güzelliğiniz de sizi terk edecek; ya ansızın artık sizin için kazanılabilecek bir zaferin olmadığını anlayacak ya da geçmişin hatıraları aklınıza geldikçe yenilgiden daha çok acı verecek olan küçük zaferletle yetinmek zorunda kalacaksınız.”
Bazen böyle avazım çıktığı kadar çığlık çığlığa ağlamak istiyorum, bazen de iyiyim ya diyip hayata tutunmaya çalışıyorum artık hiç bir şeye sabrım kalmadı. Gezmek ilgimi çekmiyor, giyinmek ilgimi çekmiyor, o kadar yorgunum ki yemek dahi yemek istemiyorum bilmiyorum bütün hislerimi gün geçtikçe kaybediyor gibiyim. Kimseye derdimi anlatamıyorum uyumak istiyorum sürekli uyumak aslında uyuyamıyorum da sadece biraz olsun insanlardan uzak kalmak istiyorum. Kafamın içinde dönen o kadar çok şey var ki artık onları bastıramıyorum. Müzik dinliyorum kafamdaki sesleri bastırmak için sesi her açtığımda her yükselttiğimde o kafamdakiler çığlık çığlığa bana geri dönüyor. Çok deniyorum iyi olmayı çok uğraşıyorum ama yapamıyorum ne istediğimi ne yapmalıyım? Kime ne hesap sormalıyım bilmiyorum çıkmazların arasında kaybolup gidiyorum kimse fark etmiyor yavaş yavaş bütün heveslerim tükeniyor ve onları geri getiremiyorum. Kısacası yok oluyorum fark edilmiyor.
Ebeveynlerinizi, sizi yanlış yöne sevk ettikleri için suçlamanın da bir son kullanma tarihi vardır; dümene geçecek yaşta olduğunuz an, sorumluluk size aittir. ( J.K. Rowling )
“Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.”