William figuares kübalı, bazen çok kavgacı ve hırslı, şiddetten zevk alan bazen de içindeki o küçük umut ışığı ve merhamet duygusuna kendini kaptıran biri.
akrabaları tarafından -ona yakışmadıklarını düşündükleri için- bakım evine bırakılıyor. bu bakımevi öyle sandığınız tatlı, o kart oynayan hep filmlerde gördüğünüz, el işleri sanatla uğraşan insanların olduğu bir sahneyi anlatmıyor bunu söylemek isterim.
kitabın adından da anlaşılacağı üzere felaketzedeler evi.
bakımevinde yaşayan karakterler birbirinden o kadar farklı ve kopuklar ki. okurken siz deliriyor, bu ortama düşseniz nasıl çıldırmadan veya akıl sağlığımı kaybetmeden durabilirim diyorsunuz. pek mümkün değil. her insanın ne kalabileceği bir ortam bu bakım evi ne de her insanın okuyabileceği bir kitap.
az sayfa olduğuna bakmayın. bu ince kitaba o kadar derin hisler, pişmanlıklar,umursamazlıklar, çaresizlikler sığıyor ki şaşırıyorsunuz.
sanırım bitirdiğimde en çok hissettiğim duygu çaresizlikti.
istemediğin o hayatı yaşamaya mecbur bırakılmanın çaresizliği...
çok gerçekçi, kalbe ok saplayan türden bir kitap.