Tuğçe

Tuğçe
Selenophile
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
-2-
Puan vermedi·160 syf.·
2026 10. kitabı
Kitabı okumaya başladığınız anda Selma’nın buhranlı, karanlık ve değişken ruh hali sizi bir meraka sürüklüyor. Nevzat ve Halim’in arasında yaşanan güven meselesi ve gizledikleri tüm bilgiler, her ikisi içinde hayati bir önem arz ediyor. Konuşulamayan her şeyin bir sorun yumağı olacağını bilseler acaba yine de sessiz kalırlar mıydı? Selma’nın büyüsüne öylesine kapılmışken bu mümkün müydü? Peki ya komşu Salim Bey’in teorileri kitabın sonunda acı bir tecrübeye dönüşür müydü? Hızla ve keyifle okudum. Keşke bir devam kitabı olsaydı dedirtti.
Duygu ve Düşünce
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Alkım Basım Yayın · 20173,396 okunma
-1-
Puan vermedi·129 syf.·
2026 9. kitabı
Ah Osman… Hikaye o kadar tanıdıktı ki bir arkadaşımla paylaştığım düşüncelerim sanki kitap haline dönüşüp tekrar karşıma çıkmış gibiydi. Verilen örneklerin hikaye içerisine yedirilişi, o cümlelerin ezelden beri öyle kurulmasını gerektiriyormuş gibiydi. Hayatımızın içinden bizden bir hikaye. Hani hepimizin hayatında vardır ya vedalaştığı bir Osman. Hani diyor ya Balboa:“Bu kayboluş meselesi üzerine çok düşünüyorum. Sen mi kayboldun yoksa ben mi, bir türlü karar veremiyorum.” diye. Asıl mesele eninde sonunda kendini bulabilmekte. Sonsuza kadar kendin olabilmekte. Acısıyla tatlısıyla yaşamayı bilmekte. Kalbini sevgiye açık tutabilmekte. Elinden geleni yaptıysan ve her zaman yine elinden geleni yapmaya hazırsan tamam. Artık ardına bakmadığın yeni yollar, yeni yaşlar ve yeni hikayeler yazılmak için seni bekliyor demektir. Çok büyük konuşmadan sözlerimize de bir son vermek icap eder elbette. “Neticede olan olduysa, olan olmuştur.” Değil mi Osman?
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
“Gerçekler çoğunlukla acı, her zaman özgürleştiricidir. Bak, sana felsefenin temel ilkeleriyle konuşuyorum. Ben o kayayı sırtımda taşımak yerine, önüme koydum heykel gibi yontuyorum. Bir şeye benziyor mu bilmiyorum ama eserimle gurur duyuyorum Osman.“
Sayfa 71
Alıntı