Merhaba. Mater serisinin ilk kitabının incelemesiyle karşınızdayım. Uzun süredir bu seriyi okumak istiyordum, denk gelince Pia Mater’i alarak başladım. Öncelikle kitabın oldukça oldukça oldukkça akıcı olduğunu söylemeliyim zira 417 sayfayı okumam iki günümü aldı. Ayrıca kitap nöro-roman özelliği taşıyor ve bu da çok farklı bir deneyim oldu benim için. (Nöro-roman ne demektir bilmeyen arkadaşlarım için bir ek bilgi vereyim: Nörobilim ile edebiyatı birleştiren, beynin işleyişi, zihin süreçleri, bilinç, hafıza ve algı gibi kavramları kurgunun merkezine alan bir edebi tür. )
Olayları aslında zihnimizin nasıl algıladığını, hangi aşamalardan geçtiğini, hangi duygularda ve durumlarda beynimizde nörolojik olarak da neler olduğunu da anlatması daha da sevdirdi kendisini. Sadece bana garip gelen son bölümde aniden bir sayfada üç dört olayın ard arda gelmeye başlaması oldu. Bir ara başımı kitaptan kaldırıp “Ne oluyorr??” dedim ahahahaha. Yine de güzel kitaptı. Serinin devamını da okuyacağım ama şu an değil. Bu arada serinin devamını okumak zorunlu gibi çünkü boşluklarla biten ve son olmayan bir sonla bıraktı beni… Size iyi okumalar :(