Fakat hareketlerin yükselişini -yani kitlelere ait popüler din alanında gerçekleşmiş ve diğer aşırı ya da solcu ideolojilerle yarışmaya kabil bir ideoloji olarak siyasal iktidar tarafından açık açık desteklenmiş büyük bir dönüşümü- izlemek çok kolaydı. Hatta 1979 İran İslam Devrimi'nin yaşattığı yeni bir İslamcı başkaldırı tarzından korkmaya başlamış yabancılar için bile bu böyleydi. Öyle ki Türkiye'de İslamcı hareketin yükselişi ve zamanın siyasi rejiminin oynadığı rol üzerine 26 Haziran 1983'te basılan ve Batı Almanya ARV Kanalı TV Programı'ndan seçip çıkarılan kitapçıklarda aşağıdaki pasajı okuyabiliyoruz: "...Atatürk öldükten sonra ilk kez onun ilkelerinden sapmasına binaen Türkiye'nin siyasi rejimi, 'kısıtlı' bir İslamcı hareketin gelişmesine izin verdi. Evren, İslamcı köktencilerle bir tür ittifak tesis etmeye girişti. Fakat bu girişimin bir 'bumerang'a dönüşmesi muhtemeldir."
Sayfa 89 - İletişim Yayınları