……Bunları hafızamda tararken Cahit Arf girer görüntüye.Sabah servisiyle enstitüye gelir, odasına çıkar ve çalışmaya başlar.Öğle yemeği ve Erdoğan Şuhubi’nin ikram ettiği kahveden sonra yine odasına gelir ve akşam servisine kadar çalışır.Evine ziyarete gittiğinizde sizi karşılamaya çalışma masasından kalkarak gelir.Siz ayrılırken gözü yine çalışma masasındadır.Bazen hayattan beklentilerim aldıklarımın on iki fersah önünde tırıs gitmeye başlayınca durup kendime sorarım:”Bugün sen Cahit Arv kadar çalıştın mı?…
Sayfa 177·Kitabı okudu
Alıntı
Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş
Fakat hareketlerin yükselişini -yani kitlelere ait popüler din alanında gerçekleşmiş ve diğer aşırı ya da solcu ideolo­jilerle yarışmaya kabil bir ideoloji olarak siyasal iktidar ta­rafından açık açık desteklenmiş büyük bir dönüşümü- iz­lemek çok kolaydı. Hatta 1979 İran İslam Devrimi'nin ya­şattığı yeni bir İslamcı başkaldırı tarzından korkmaya başla­mış yabancılar için bile bu böyleydi. Öyle ki Türkiye'de İs­lamcı hareketin yükselişi ve zamanın siyasi rejiminin oyna­dığı rol üzerine 26 Haziran 1983'te basılan ve Batı Alman­ya ARV Kanalı TV Programı'ndan seçip çıkarılan kitapçık­larda aşağıdaki pasajı okuyabiliyoruz: "...Atatürk öldükten sonra ilk kez onun ilkelerinden sapmasına binaen Türki­ye'nin siyasi rejimi, 'kısıtlı' bir İslamcı hareketin gelişmesi­ne izin verdi. Evren, İslamcı köktencilerle bir tür ittifak te­sis etmeye girişti. Fakat bu girişimin bir 'bumerang'a dönüş­mesi muhtemeldir."
Sayfa 89 - İletişim Yayınları
Araştırma-İnceleme
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
selv om det fantes en nokså tydelig sosialrealistisk nøkkel til min oppførsel, var den ikke så synlig som helges arv- og miljøkode; min lå ennå gjemt sammen med pappas spritflasker i skapene, på loftet under vedkubbene i garasjen, sammen med den allmenne dysfunksjonaliteten hjemme hos oss, det er alt -- enn så lenge -- foregikk innenfor de fire veggene i vårt norske hus.
Sayfa 135 - Forlaget Oktober, 5. opplag·Kitabı okudu
Arv
Amerikalı yazar Saul Bellow'un dediği gibi, “Radyasyondan çok birbirlerinin kalplerini kırmaktan ölüyor insanlar.”