Arzu Akça

Arzu Akça
@arzuakca
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bin tane iste, senin için yakalayayım !
Puan vermedi·375 syf.·
2021 13. kitabı
Süper sürükleyici olduğunu bilmiyordum. Kitap ikisi de Afkanistanlı olsa da etnik kökeni farklı olan iki çocuk arasında geçiyor. Emir, Afganista'nın güneydoğu ve Pakistan'ın kuzeydoğu bölgesinde yaşayan İranlı bir ulus yani peştunken Hasan ise kökenleri Moğollara dayanan bir hazara. Nüfusun azınlığını oluşturan hazaralılar toplumda ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Kitapta iki çocuk arasında farklı etnik kimliklerinin etkileri açık bir şekilde ifade edilmiş. Bu kurgusal metinde beni etkileyen şeylerden biri hemen hemen aynı yaşlarda olan çocuklardan birinin diğerine hizmet etmesi (her anlamda) ve bunu yaparken kendini onun en yakın arkadaşı zannetmesi. Çocuklar arasında bile bulunan bu kibir durumu insani bir şey mi ? Bana ağır geliyor açıkçası. Neyse uçurtma festivali sonunda Hasan'ın başına gelenlere şahit olan Emir'in küçük yaşta bu kadar hırs ve bencilliğe sahip olması... Sonrasında hayatı boyunca süren bir pişmanlık. Olanlar olduktan sonra ne durumu yaşayan ne de ona şahit olan aynı olmamalı zaten. Hasan'ın gülüşü gözükmüyor kitapta bir daha mesela belki de ölüyor çünkü insan öldüğünü hissediyor böyle durumlarda. Zaten bir insanı öldürdüğün zaman, yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Umarım anlıyoruzdur ?
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma
“Ama o zaman bana öylesine anlaşılmaz gibi gelen şeyi şimdi çok iyi anlıyorum. Sen de anlıyorsun elbette… İkimiz de öylesine bencil, kendini beğenmiş, öyle kendimizle doluyduk ki, yüreğimizde başkalarına ayıracak en küçük bir yer bile yoktu. Biliyor musun,” saf ve içten tıpkı eski halinin bir başka yanını andıran bir sesle söylemişti bunu.
masumiyet işçisi
Puan vermedi·198 syf.·
2021 9. kitabı
Okumaya başlamadan acıklı bir çocuk hikayesi bekliyordum açıkçası. Fakat ilk sayfalardan birinde Holden Caulfield denilen aykırı ergenimiz fiziksel olarak beğenmediği müdürün kızı için bir cümlenin sonunda "yine de kızcağız için üzülmeden edemiyordunuz." diyordu. Yani ilk izlenimim pek hoş değildi açıkçası. İlerledikçe bu çocuğun daha 12 yaşında olduğunu göz ardı edemedim, bu tür konuşmalarda bulunması ve açık seçik argo söylemlerde bulunmasına gayet doğal geldi. Yazar eseri birincil kişinin ağzından anlatmış, bu konuda arada kaldım. Arada kalmamın sebebi birçok dile çevrilen ve günde yaklaşık 600 tane satışı olan kült bir kitabın daha edebi dili mi olmalı bilemedim. Aslında bu şekilde bir dil kullanması eseri çok rahat okumamızı sağlıyor, bence ergenliği konu alan bu tarz bir romanda daha edebi bir dilin yakışacağını zannetmiyorum. Bu kitapta beni yakalayan ve etkileyen şey küçük kız kardeşi Phoebe'ye ve ölen kardeşi Allie'ye olan sevgisiydi. Hatta Allie için şöyle söylüyor kız kardeşiyle konuşurken "Öldü, biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?" Kitabın ismi de kardeşiyle konuşmasından geliyor. Kardeşi Caulfield'e ne olmak isterdin diye soruyor. Caulfield ise, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getirdiğini söylüyor gözlerinin önüne. Binlerce çocuk ve kendisi. Bir uçurum kenarında olduğunu ve uçuruma yaklaşan çocukları yakaladığını. İşte böyle olmak istiyor çavdar tarlasında çocukları uçurum kenarında yakalayan masumiyet işçisi.. Ben boş bir eser olarak görmedim açıkçası, sürekli tekrarladığı nefret söylemlerine de takılmadım hangimiz ergenken yaşantımızdan hayıflanmadık ki.
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma