Anılarımın arasında kayboldum bu anda korkunç bir biçimde, İşlediğim suç ile yüz yüze geliyorum; ancak, daha çok pişmanlık duymak isterdim. Mahkum edilmeden önce, çok acılar yaşadım, o zamandan beri ben de yalnızca ölüme ait fikirler var. Yine de daha çok pişmanlık duymak isterdim.
Birden bire karşıdaki aynada kendisini gördü. Başkalaşmış yüzünde gözleri o kadar garip bir bakışla bakıyordu ki, durdu. Bu gözler sanki aynadan kendine "Niçin? ' diye bakıyor gibi geldi. Evet, bütün bu ateşlerin, kıskançlıkların sebebi ne idi?
Bu hayat ona idamını bekleyen mahkumun cinneti gibiydi cinnet onu sarıp sarmalıyordu her gün ölüyordu yavaşça, usulca içinde küçük ölmezlik ümitleriyle, çırpınışlarla, titreyişlerle geçiyordu hayatı.