Mevla'm kâinatı tanzim ederken, mahlûkat içinde aslandı gönlüm.
Hayatın akışı Hakk'a giderken, yalan yanlışla süslendi gönlüm.
Rızıklar verildi, türlü meyveler; karnını doyurdu kuşlar develer. Zalim nefsim çiğner çiğner geveler, gurur denen semle beslendi gönlüm.
Hayâl sarayına geçti oturdu, azı beğenmedi çoğu yitirdi, dalgaya kapıldı, gemi batırdı; günah deryasında ıslandı gönlüm.
Bulut gölgesine sahip çıkardı, dağlar benim deyip yakıp yıkardı, güneşin gözüne parmak sokardı, karanlık çökünce yaslandı gönlüm.
Keşke yaşasaydı kendi halince, bin pişman oldu olan olunca, nefsani arzular ağır gelince; cevheri çürüdü, paslandı gönlüm..