Reklamcılık dersinde tahtaya yazılan ilk cümle dün gibi aklımdadır: "Reklamın amacı, tüketicinin ihtiyaç sıralamasını değiştirmektir."
İşte bu yüzden, bazen çok istediğiniz bir şeyi alamadığınızda canınızı sıkmayın; çünkü o, aslında hiç temel bir ihtiyacınız olmadı. Ya da bir şeyi satın aldığınızda çocuk gibi sevinmeyin; çünkü o da ruhunuzun değil, sistemin dayattığı gerçek dışı bir boşluğun ürünüydü. Biz reklamcılar, sizin önceliklerinizi yeniden şekillendirir, zihninizde yoktan var ettiğimiz yapay arzular inşa ederiz.
Sevgili tüketici, yolun sonundan sana sesleniyorum: Tüketirken tükenme! Harcarken harcanma!
Bugün bir sakız da alsan, lüks bir araba da alsan cüzdanından çıkan şey sadece banknotlar değil; senin bizzat hayatındır. Çünkü o parayı kazanmak için ömrünü, gençliğini, günlerini ve haftalarını masaya koyuyorsun. Bir gazoz için ömrünün koca bir saatini, bir gömlek için belki de en güzel beş gününü feda ediyorsun.
Unutma; nesneleri değil, zamanını harcıyorsun. Ve ne acıdır ki, harcadıkça harcanıyorsun.