"Neler kaybettiğinizin bile farkında olmadığınız anlarda kim bilir kaç kişi hayatınıza kendi çöpünü boşalttı? Kim bilir anlamsızca yaşanan acılar, çocukça uğraşlar, doymak bilmez arzular ve gereksiz eğlencelerle ne kadar zamanınızı harcadınız? Peki kendinize, kendinizden ne kaldı?
Sayfa 13 - Henüz
vadeniz dolmadan içten içe öldüğünüzü fark edeceksiniz." Pegasus yayınları·Kitabı okuyor
Bir düşünsene, kaç duygu ertelenmişti, kaç yangından dönülmüştü o el âlem için. Kaç istek ertelenmişti, ne arzular itelenmişti bilinçdışına. Kolay mıydı bunca yıllık el âlemi elinin tersiyle itivermek? Çünkü iterse, kendisini itecekti ki el âlemi düşünmeden bir gün bile hareket etmediği için nasıl hareket edeceğini bilemiyordur tabii. Haklıydı sonra el âlem onu öyle görürse ne derdi?
Zaafın en son derecesi. Ölüm, sağken ölüm.
Aa...h, böyle zamanlarda cisim yoktur. Kâinat simsiyah olur, göz ve kulak işlemez, ışık yerine macun gibi uzanıp kısalan garip, müphem, silik parıltılar, ses yerine, bir kubbeye vuran rüzgârın uğultusu kaim olur. Fakat vücudun bu derin bataeti içinde, ruh, kazanını patlatmış bir buhar vüsati kazanarak en uzak maziden en uzak atiye kadar uzanır, sayısız hatıralarla sayısız arzular şuura fırlar, saniyede milyonlarca his, asabın üzerinde bir yıldırım hızıyla kayıp gider. Bunları ifade imkânsızdır, imkânsız!..
Sayfa 137 - bataet: Yavaşlık, ağırlık, ağır davranma.·Kitabı okuyor
Anna Karenina, insanın mutluluğu nerede aradığı sorusunu merkezine alan derin bir romandır. Eser, bireysel arzular ile toplumun beklentileri arasındaki çatışmayı incelerken, aşkın, aile hayatının, sadakatin ve kişisel özgürlüğün insan yaşamındaki yerini sorgular. Leo Tolstoy, karakterleri aracılığıyla insanların yalnızca tutkularıyla değil, aynı zamanda vicdanları, değerleri ve hayatın anlamına dair arayışlarıyla da mücadele ettiğini gösterir. Romanın temel mesajlarından biri, gerçek mutluluğun yalnızca dış koşullarda veya anlık duygularda değil, insanın kendisiyle ve yaşamıyla kurduğu derin ilişkide aranması gerektiğidir. Bu yönüyle Anna Karenina, yalnızca belirli bir dönemin hikâyesini anlatan bir eser değil, insan doğasına dair evrensel sorular soran zamansız bir klasiktir.