Özge

bedenim üşür, yüreğim sızlar ah kavaklar, kavaklar! beni hoyrat bir makasla, eski bir fotoğraftan oydular. orda kaldı yanağımın yarısı, kendini boşlukla tamamlar. omuzumda bir kesik el, ki hâlâ durmadan kanar. ah kavaklar, kavaklar! acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Özge
youtu.be/hy2X6cWi1Is?si=...
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir ara bir sigara ateşinin, oralarda, yorgun kayıkların hemen ötesinde ateşböceği gibi parlayıp söndüğünü görür gibi oldum. Oydu söyleyen. Kendini de, bilmeden beni de savuran oydu; o ateşböceği gibi yanıp sönen sigarasının ucundaki adam. Bu uçtaki kayaya gelip oturduğumda, ilk kibriti çakınca, uzun, karanlık, yorgun kayıkların oralarda görür gibi oldumdu. Sevişmenin, aşkın bile hoş görülmediği, horlandığı, düpedüz yasaklandığı ancak ayrılıkların, acıların seslendirilip türkü olduğu bu toplumda, oydu daha önce yaşanmış bir sevdanın acısına en ağır, en çırılçıplak, en bıçaklı ağıtı yakan. Bir yangın yerinde, içimize vuran büyük yalazları körüklüyordu sanki.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Özge
youtu.be/9vIksW8SI50?si=...