ben birini sevdiğim zaman,
göğünü durmadan genişletir.
ama herkes rahattır kozasının içinde,
o sevgi artık kimsesizdir.
ölsem ayıptır, sussam tehlikeli;
çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.
kendine yük haline gelince,
koru kendini asıl kendinden.
kekik bile kendince kokarken;
bir tortu kalmıştır geriye,
ben bildiğin o senden.
sen de saygılı ol kendine,
çık yola bir sabah erkenden.
ya hiçbir yerde görünme,
ya da geç aynı anda üç yerden.
onu seneler evvel bir kentin cangılında,
olmakla olmamak arasında buldumdu ben.
yüreğimde düğüm düğüm bir tıkız aşkla,
sokaklarda kararsız boğuntuyla gezerken.
özenle boyadım ipliğini sevginin,
gidip de bulamamanın incinmiş rengine.
sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,
dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,
sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.
ölümü tastamam ezberledim de geldim,
dilimde bu buruk türkü tadıyla
bilmem ki burdan nereye giderim.