Anadolu'ya sonradan geldiniz, hazır bulduğunuz bir medeniyetin üzerine çöreklendiniz! Aldırma bu nağmelere. Dedikleri doğru olsaydı, Türk şehri Grek kentinin tıpkısı olurdu. Ahşap ev.. cumba dediğimiz çıkma.. bunları biz Oğuz kentlerinden getirdik. Mostar'dan Bakü'ye dek böyle. Suriye şehirciliği bile Araptan çok Türktür. Halep'ten Kudüs'e kadar Türktür. Anadolu Küçük Asya'yla sınırlı değil. Grekler de Anadolu'ya sonradan gelmedi mi? Hititleri biz mi yok ettik? Kendine güven! Varlığına, geçmişine ve geleceğine güven!
İşte benim Anadoluculuktan anladığım budur. Sindire diğer Türk yurtlarını Anadolulaştırmak! Onlara Türklüklerini hatırlatmak! Dilde birlik, kültürde birlik ülküde birlik, estetikte birlik, mecliste birlik, vatanda birlik, kentleşmede birlik, dini idrakte birlik, hayatı algılayışta birlik... Birlik oğlu birlik. Ruslara iki asır kulluk etmişler de gıkları çıkmamış, biz ağabeylik taslayanda istiklâl budalası kesiliyorlar.
Anar Rızayev: "Belki de kendimizin duyumsayacağı bir şey değildir mutluluk; başkalarına göre mutluysan kıskanılacak birisindir." Fuat: "Üstâdım, güzel söylüyorsun da, altıncı mertebe ne anlama geliyor?" Sayıbilimci: "Altı rakamı mükemmelliğin, dolayısıyla mutluluğun, herhalde huzurun sayısıdır; binaenaleyh beşinci kattan sonrası yoktur."