Özge

İnsanları mıknatıslara benzetiyorum bazen, ne zaman birbirlerini çekip ne zaman itecekleri belli olmayan kararsız kutup başları gibiler.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam
Ne yazık ki her soru her çağda sorun teşkil etmiyor.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Sonra başıma dert olan gözleri var. O gözlerin rengini ben şu Yozgat toprağında görmedim. Vallaha bak görmedim. İnan olsun görmedim. Yeşil ama nasıl bir yeşil? Yosun desem ben yosunu ne bilirim ki? Televizyonda görmeynen yosun yeşili bilinir mi? Yoksa ot yeşili diyeceğim. Yok, öyle cart açık bir yeşil değil. Ne bileyim. Öyle ya da böyle yeşil işte. Handan yeşili dedim bilemeyince. Gözleri de Handan yeşili.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ertesi gün dükkânı babam açtı. Daha ertesi gün, daha er­tesi gün derken, ben epeyce gezdim. Çamlığa kadar çıktım, Yozgat’a yukarıdan baktım. O bakmalarımda okula doğ­ru yönümü hiç çevirmedim. Küstüm. Hem Handan’a, hem Handan’ı benden evvel alan oğlana, hem beni sirk maymu­nu gibi giydirip okul yollarına düşüren sevdaya küstüm.
Sayfa 21·Kitabı okudu