"Bana aynada bir sûret göründü." Çelebi'nin sıkça kullandığı ayna simgesi, tasavvuftandır. Tasavvufa göre "Tanrı tecellî etmek istediği zaman adem (yokluk) denilen boşluğa bakmış ve kün (ol) emrini vermiş. Böylece adem, biricik ve gerçek varlık olan Tanrı'yı aksettiren bir ayna olmuştur. Bu aksi gören göz insandır. Aynaya baktığımızda nasıl gözümüzün bebeğinde küçük bir aksimiz görünüyorsa bu dünyada da Tanrı'nın aksettiği göz insan olmaktadır." Molla Câmî, bir rubaisinde bunu şöyle ifade eder: "Sevgili bir tanedir fakat önüne, kendisine bakmak için binden ziyâde ayna koymuştur. O aynaların her birisinde, aynanın sırrına ve temizliğine göre kendi yüzü görünmektedir. Ayrıca "Ayna, içine türlü şekil ve suretler aksettiği hâlde hiçbir ses çıkarmadığı, hiçbir harekette bulunmadığı için hayran olup kalmış bir insana benzetilmiştir. Bu yüzden edebiyatta dâimâ hayret ve hayranlıkla anılmıştır. Çelebi, ayna hakkında şunları söyler: Muhtelif manaları vardır: a) Hakkın vücudu bir aynadır. Buradan ya Hakkın vücudu görülür. b) Âleminin aynasında Hak tecelli eder. c) İnsan-ı kâmil de bir aynadır, oradan Hak görülür. Çelebi'nin şiirlerindeki bütün aynalar değerlendirilirken bunlar da göz önünde bulundurulmalıdır.