Nietzsche hedef tahtasına Tanrı'yı değil, aslında Hıristiyan kurtuluş fikri tarafından Avrupa kültürüne giydirilen düşünce biçimlerini oturtur. Haklı olarak Tanrı'nın, Tanrı gibi olmayan ama aynı rol biçilen yanlış bir figürle (İsa ile) yer değiştirmesine itirazı vardı. Ona göre Hıristiyanlık, hastalığı iyileştirmekten çok, hastasını daha kötü yapmıştır ve insanlık, onun ilacına muhtaç hâle gelmiştir. Hıristiyanlık iyileştirmez, tam tersine anestezi görevi görür. Acıyı tutar ve insanları, acının yokluğunun kurtuluş ile aynı olduğuna ikna eder. Nietzsche, Budizm'i de bununla suçlar ama İslam'a bu suçlamayı yöneltmez.
Nietzsche'nin, insanlığa acı çekmesin diye anestezi uygulayan tüm inanç sistemleriyle problemi vardır. Savaş ve acıyı övmeyen ama kabul eden bir gerçekliği kabul etmek gerekir. Nietzsche, acının avuntularla üstünün örtülmesinin yaşamı zayıflattığına inanır. Dolayısıyla Nietzsche dine değil, yaşamı zayıflatan din formlarına karşıdır.