Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey. Bir çeşit gölge fesleğeni. Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. Bir yığın insan tanıdım. Ama hep yalnızdım.
İnsanın isteklerinin normal ve erdemli olması lazım geldiğini nereden çıkardı acaba o bilgeler? İnsana illaki kendi çıkarına uygun, makul bir isteğin gerekli olduğunu nereden çıkardılar acaba? İnsana gerekli olan, neye mal olursa olsun ve neye yol açarsa açsın, bir şeyi özgürce isteyebilmesidir. Gönül işte, ne isteyeceğini şeytan bilir ancak...