"Çocukluğumuzun çaresizliği geri gelmişti sanki. Hayattan, adres almalardan, telefon numaraları vermelerden habersiz çocukluğumuz nasıl ağlamaktan başka bir yol bulamadıysa, cesur ama kırılgan gençliğimiz de başka bir yol bulamıyordu. Masaya oturduk, sessiz sessiz ağladık. Sonra Suna 'benim ağlamam bitti Emel, seninki?' diye sordu. 'Benimki bitmedi' dedim."