Ay Işığında Serenatlar... Dinleyerek Uyumalık...
I. Seherle yollara dökülen karıncalar Azık toplayıp yuvalarına döndüler Çobanlar yataklara vurdular sürülerini El ayak çekildi yollardan Evler ışıklarını söndürdüler Sokaklar öyle tenha ki Kolla beni Bu gece görebileceğimi düşündüm seni Ustura ağzındaki uykumu ikiye böldüm Ayak seslerimi toprağa içire içire Sessizce kapına geldim Bir sarmaşık gibi duvara tutuna tutuna Pencereden içeri girmek isterdim Bu fırsat her zaman ele geçmez Meyveli dalınım, salla beni Bir görsen tiril tiril titrediğimi Belki de halime çok güleceksin Bir hayâl avcısı olduğumu sanıp Sen hâlâ bir çocuksun diyeceksin Yüreğimde çalan kemanlara rağmen Geldiğin yere dön diye Bana tenha sokakları göstereceksin Önce dinle, sonra yolla beni II. İçim bir arı kovanı İçimde arılar uğuldaşıyor
Ay Işığında Serenatlar
Seni görebilseydim dedim keşke Keşke şu ay ışığında sen gelebilseydin. Gelip geçtim yok. Ay tutulsa da görecektim seni Ishak kuşunun sükutunda. Bu şiirde ay ışığında birbirini seyreden sessiz sevdalara gelsin. Seherle yollara dökülen karıncalar Azık toplayıp yuvalarına döndüler Çobanlar yataklara vurdular sürülerini El ayak çekildi yollardan. Evler ışıklarını söndürdüler Sokaklar öyle tenha ki, kolla beni. Bu gece görebileceğimi düşündüm seni. Ustura ağzındaki uykumu, ikiye böldüm. Ayak seslerimi topragı içire içire sessizce kapına geldim. Bir sarmaşık gibi duvara tutuna tutuna pencereden içeri girmek isterdim. Bu fırsak her zaman ele geçmez. Meyveli dalınım, salla beni. Bir görsen tiril tiril titrediğimi. Belki de halime çok güleceksin. Bir hayal avcısı olduğumu sanıp sen hala bir çocuksun diyeceksin. Yüreğimde çalan kemanlara rağmen Geldiğin yere dön diye. Bana tenha sokakları göstereceksin Önce dinle, sonra yolla beni İçim bir arı kovanı. İçimde arılar uğuldaşıyor. Nereye çekip gitsem ey sevgili. Hayalin benimle yaşıyor. Gitmek için gelmedim bu gece.
Reklam
Elinde kuruyan bir gül Sokağını bekleyen ases olayım Aradığında "Buyur!"diyen ses olayım..
Alıntı
Katil cezasına çarptırılan yeniçeri,orta çavuşu hapsine atılır,esamesi(yeniçeri kaydı) silinir,ases-başı suçluyu Baba Cafer Zindanı’na götürür,katli için ferman beklenir;akşam namazından sonra boğulmak suretiyle idam olunur;namazı kılınmaz,boynuna taş bağlanıp Galata’da Kurşunlu Mahzen önünde denize atılır,eskiden top atışıyla idam ilan olunurdu.(Kötü yola sapan saray cariyeleri de aynı biçimde denize atılırdı,bu onların ahiretini tanımama anlamına geliyordu.)
Sayfa 139·Kitabı okudu
Hak edilmeyen bir son..
10 Haziran 1617 sabahı Kulaksız Kabristanı'nda hatun kişi mezarı üzerinde, biri hanım üç ceset bulundu., Erkekler mezara kapaklanmış, kadın da erkeklerden birine sarılmış vaziyetteydi. Devrin ases teşkilatı aylar. sonra üçünün de aynı vakitte öldüğünü açıkladı; aşk yüzünden...
Sayfa 271 - Kapı yayınları
Aşk
Şeyh Salim adında bir sahtekar vakıflardan kendine günde 1000 akça maaş bağlatmıştı. Köprülü Mehmed Paşa, onun gibi vergi kaynaklarına el koyanları bertaraf etmek için genel yoklama yaptırdı; varlıklı, çalışabilir olanların maaşlarına el koydu. Şeyh Salim, Köprülü huzuruna çıkıp berâtlarını gösterdi, şeyhe günde 200 akça yeter diye, hazineye ait öteki gelirlerine el kondu. Şeyh hiddete gelip tehdide kalkıştı; Köprülü, durumu padişaha telhis ile arz edip Ases- başı Zülfikar eliyle Arabıı gece boğdurup ölüsünü denize attırdı. Rivayette Köprülü döneminde bu Ases-başı yedi veya dört bin kişiyi katledip denize atmış.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam
Reklam