Kendilerini bilimsel araştırmaya adayanlardan bazıları, gününün büyük bir bölümünü domino oynayarak geçiren adamı hor görürler ama kendilerini farklı olmayan bir zihniyetle kendi faaliyetlerine kaptırdıklarını görmezler.
Fani dünyada birçok büyük aziz tembel olarak gösterilir ve dua etmek de miskinlik olarak adlandırılır.
Bütün sosyete sohbetlerinde çoğu kez şu hazin özelliği gözlemlemişimdir: Bunlar diyalog olmaktan çok, birbirine karışan monologlardır. Konuşanlar birbirlerine yabancı kalır, herkes kendi düşünce çizgisini takip eder. Kimse iyi niyetli bir dikkatle dinlemez, her zaman diğerlerininkinden daha önemli olduğu sanılan kendi sözünü araya sıkıştırmaya çalışır. Neredeyse hiçbir zaman duygu kaynaşmasına, niyet birliğine, konuşulan konu hakkında zihinsel bir ortaklığa varılmaz. Sosyete sohbetlerinde bu kadar sık söz kesilmesinde üzerinde ciddi olarak kafa yoracak malzeme vardır: Bu çok acı çektiren bir hastalığın belirtisidir.
Kuşaklar boyunca milyonlarca insanın mantığın iğrendiği anlaşılmaz şeylere, gizemlere inanmasından daha büyük mucize var mı? Toplu bir tevazu mucizesidir bu. Niye bu kadar çok insan inanıyor? Nasıl oluyor da güçlü çıkan mantık olmuyor?
İmanın hakikati kendi var oluşuyla kanıtlanıyor. Sadece bu var oluşla…