Yabancı yazar yazmış olsaydı, bu serinin kaderi başkaydı...
7/10
·448 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 06:46
Bu kitapla uzun zaman sonra ilk defa fantastik okumuş oldum. Uzun zaman sonra ilk fantastik seçimi olarak, bence, yeterli bir kitaptı. Bu kurgunun yeteri kadar değer görmediğini düşünüyorum. Sırf bu kurgunu bir yabancı yazar, hele ki son zamanlarda meşhurlaşmış serilerin yazarları yazmış olsaydı, çok daha fazla okunurdu. Kurgu farklı kı, farklı, kendine özgü mü, kendine özgü, karakterler iyi, hayvan karakterler çok sevimli ve bol-bol sahneleri var (seriyi sevmenizde en büyük etken bile olabilir, benim en sevdiğim sahneler onlarla olan sahnelerdi) ve en önemlisi de ana karakterler arasında çok iyi hissedilir bir çekim okuyoruz. Ana kızımız Larinanın şapşik salaklıkları ile Ası büyülemesi, kendine çekmesi ve böyle sahnelerle gelişen çekim güzel sahneler okutturuyordu. Şahsen ben o çekimi buram-buram hissediyordum, halbuki kız karakterimizin büyüme şeklini göze alırsak, baya Ası etkilemeyi iyi başarıyordu. Fantastik romantik bir seri olarak fantastik tarafı da asla az değildi ve de kapsamlıydı, baya merak ettiriyordu, çünkü bazı fantastik ögeleri kurgunun gidişatında anlamak mümkündü ve bu da devam ettiriyordu. Kitapta bulunan ögeler de kitabı okutturacak cinsdendi. Mesela cadılar ve geçmişleri, büyüler, Asın Sis, Larinanın Jarlanın Tılsımı olması detayı, büyülü hayvanların olması, yok olmuş bir krallığın prensinin savaşını okuyoruz. 1.kitap için 448 sayfa, bence, normal, boşuna uzatılmamış da. Kitapta en sevdiğim detay asi Melivim, nankör ve egolu su atımız ve Vivim... Kitabı benim açımdan ortalama yapan detaysa son bölümlerin işleyiş tarzını beğenmemeyim, ilk bölümleri ne kadar heyecanla okuyordumsa, sonuncu bölümleri de sıkılarak okumamdı. Kaptan karakterini ve onunla birlikte kurgunun devamını da beğenemedim, son 2 bölümü bitirmek için heyecanlanmalıydım, ama Kaptan
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025115 okunma
Puan vermedi
Değiştir – Cemile Kurtaş Bazı romanlar, okuyucusuna nesiller boyunca süren sessizliklerin kapısını aralar.Değiştir de tam olarak böyle bir roman. Sevgili yazarımız Cemile Kurtaş, görünürde bir ailenin çatırdayan düzenini anlatırken, aslında kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, öğrenilmiş davranış kalıplarını ve değişimin ne kadar zor olduğunu sorguluyor. Romanın merkezinde Agâh var. Öfkesini bir zırh gibi kuşanan, sevgiyi ve kırılganlığı sert tavırlarının ardına saklayan bir baba... Karşısında ise suskunluğu kader gibi taşıyan Âsi ve babalarının gölgesinde kendi kimliklerini oluşturmaya çalışan çocuklar bulunuyor. Her biri, geçmişin yüküyle mücadele ederken kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Kitap boyunca zihnimde tek bir soru dolaşıp durdu: İnsan, ailesinden miras aldığı yaraları gerçekten aşabilir mi? Birçoğumuz hayatımızın bir döneminde “Ben asla annem ya da babam gibi olmayacağım” demişizdir. Ancak geçmiş, çoğu zaman fark etmeden davranışlarımızı ve seçimlerimizi şekillendirmeye devam eder. Yazar da tam bu noktada okuru kendi hayatına dönüp bakmaya davet ediyor. Romanda beni en çok etkileyen unsur ise “çamurdan baba” metaforu oldu. Bu güçlü imge, yalnızca otoriteyi ve sevgisizliği değil, aynı zamanda görünenden daha kırılgan bir yapıyı da temsil ediyor. Yazar; kadınların, çocukların ve sessiz kalmaya zorlananların iç dünyasını büyük bir ustalıkla yansıtıyor. Değiştir, rahatlatan bir aile romanı değil; aksine düşündüren, sorgulatan ve zaman zaman insanı kendi geçmişiyle yüzleştiren bir eser. Kuşaklar arası travmalar, aile içi ilişkiler ve değişimin mümkün olup olmadığı üzerine güçlü bir anlatı okumak isteyenlere tavsiye ederim. Çünkü bazen değişim, geçmişten kaçmakla değil; onunla yüzleşmekle başlar.
DeğiştirCemile Kurtaş · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O SON NEYDİ ÖYLE!?
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:09
Eveet, çok uzun zamandır bir inceleme yazmamıştım okul, etkinlikler derken. Şimdi buradayım. İnceleme SPOİLERlı olacak haberiniz olsun. Çok uzun tutmamaya çalışacağım. Açıkçası kitaba ilk başladığımda dünyası beni içine almıştı olaylardan önce. Zalindov adında ölümcül bir hapishane, bu hapishanede çalışan bir şifacı, taht ve taç kavgaları, kimsenin birbirine güvenemediği bir hayatta kalma mücadelesi ve on yıldır hayatta kalmayı başarmış bir genç kız... Ben kitabı okurken sıkılmadım diyebilirim. Bence sizi belirli bir tempoda tutuyor kitap. Sürekli bir merak unsuru mevcut. Ana karakterimiz Kiva tutarlı bir karakterdi ve diğer karakter ile olan ilişkisi gayet dinamikti. Uğruna savaştığı şey ve karakter gelişiminin fiderek büyüdüğünü gördüm. Jaren, uzun süredir okuduğum en iyi erkek karakterlerden biriydi benim için, kim ne derse desin. İkili arasındaki dinamik büyüledi beni. Ama favori karakterim NAARİ. Ölürüm bu kadına. Açıkçası tüm hikaye boyunca en çok güvendiğim, kendimi yakın hissettiğim karakterdi diyebilirim. Tipp benim küçük yavrum. Ölecek diye aklım çıktı valla. Şimdi kitaba dair özellikle bahsetmek istediğim kısma geliyorum. Kitapta beni biraz sıkan tek şey olacakların bir kısmını önden tahmin edebilmem oldu sanırım. Belki buraya kaydettiğim/kaydetmediğim bir sürü fantastik ve distopik kitap okumaktan kaynaklanan önsezimdendir. Evet kivanın şifaya dair büyüsü olduğunu tahmin ettim. Jaren'ın elemental güçlere sahip olduğunu, muhtemel bir kraliyet üyesi olduğunu ve mide hastalığının aslında bir zehir olduğunu anlamıştım. Fakat bunların dışında Kiva'nın asi prenses olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti. Annesinin Tilda olduğu ve bütün kitap boyunca bunu anlamamış oluşuma da şaşırdım açıkçası. Bazı okuduğum incelemelerden ötürü kitaba başlarken biraz düşük
Hapishane ŞifacısıLynette Noni · Artemis Milenyum · 2023906 okunma
10/10
·1464 syf.··
2026 52. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:17
En sonunda 4 ciltlik kitabı bitirdim Rüzgar Gibi Geçti, büyük bir aşk hikayesini, aynı zamanda savaşın insanlar ve toplum üzerindeki değiştirici etkisini anlatan oldukça sürükleyici bir kitap. Amerikan İç Savaşı öncesindeki rahat ve ayrıcalıklı Güney yaşamını, savaşın başlamasıyla birlikte yıkılan düzeni ve insanların buna uyum sağlama çabasını oldukça başarılı bir şekilde anlatıyor. Scarlett O’Hara, çoğu zaman sinirlendirse de hırsı, ayakta kalma mücadelesi ve asi yapısıyla unutulmaz bir karakter. Başlarda şımarık ve bencil görünen Scarlett’ın savaşın getirdiği zorluklar karşısında güçlenişini ve hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi okumak çok etkileyiciydi. Rhett Butler ise zekası, alaycı tavrı ve olaylara farklı bakışıyla hikayenin en önemli karakterlerindendi. Savaşın yıkıcılığı, toplumsal değişimler, kadınların değişen rolleri ve hayatta kalma mücadelesi gibi konular oldukça derin ve tüm acı gerçekleri ile anlatılıyor. Aşk, savaş, kayıplar ve hayatta kalma çabası iç içe ilerlerken sayfalar su gibi akıp gidiyor. Uzun olmasına rağmen çok akıcı ve güçlü karakterleri sayesinde hiç sıkılmadan okunan bir eser. Bitirdiğimizde ise hem bir dönemin yükselişine ve çöküşüne hem de karakterlerin dönüşümüne ve değişimine tanıklık ediyoruz. Bu yüzden benim için klasikler arasında yerini sonuna kadar hak eden bir başyapıt. Scarlett, en baştan Rhett’i seçmeliydin
Rüzgâr Gibi Geçti (4 Cilt Takım)Margaret Mitchell · Kapra Yayıncılık · 20213,157 okunma
10/10
·304 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:15
10/10 bir kitap.. Tabiki on bir kitap. Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabını sekiz yıl önce okuyup serisinin olduğunu bilmemek beni fazlaca üzse de geç de olsa okuduğuma çok memnunum ve mutluyum çünkü değdi. Kitap hakkında ayrıntılı yorumumu Instagram hesabımdan bulabilirsiniz :)
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019598 okunma
Çocukluk hatıralarım ve sıcacık bir his
10/10
·182 syf.·
2012 1. kitabı
Tahminen 11-12 yaşlarındayken evimizde bulduğum Sovet kitaplarından biriydi bu kitap. Kiril alfabesini bildiğim için zorlanmadan okumuştum. O zamanlar kitap okuma hevesim daha fazlaydı ve kitapla yaşıyordum resmen. Kitabın kahramanı Neznayka'da ('hiç bir şey bilmeyen' olarak çevirilen) kendime ait bir şey bulmuştum galiba. Ukala, her şeyi bildiğini iddia eden, asi ama adaletli bir kahramandı. Etrafındaki çocukların zorbalığına uğruyordu hep ve bunları okurken ağladığım olurdu. Benim için çok değerli bir kitap ve ilerde çocuğuma kesinlikle okuyacağım bir kitap o yüzden annemden ta Bakü'den getirmesini özellikle tembihledim. Hazırcevaplığın, her koşulda her zor durumdan zekası sayesinde çıkabilmenin bol bol anlatıldığı güzel bir çocuk masalı. Kitaptaki diğer kahramanlar da rengarenk ve komik. Demin birden aklıma geldi ve nostalji yaşadım. Okuyacaklara keyifli okumalar, tavsiyedir.
Bilməzlə Dostlarının MacəralarıNikolay Nosov · AlfaCin Nəşriyyatı · 03 okunma