Puan vermedi·528 syf.··
2026 98. kitabı
SEDA LENA~TILSIM VE SİS~ADANMIŞA ALDANMAK~ Selam.Bugün sizlere _sedalena kaleminden #tılsımvesis serisinin ikinci kitabı ile geldim.İlk kitabı çok severek okumuştum ve ilk kitap öyle bir yerde bitmişti ki Larina ile birlikte bizler de As için çok üzülmüştük.Devam kitabında neler olacağını açıkçası çok merak ediyordum.İlk kitap nasıl tam bir giriş kitabı,karakterleri ve evreni tanıma üzerineyse,ikinci kitap muhteşem bir gelişim kitabı olmuştu.Kitap biraz yavaş başlasa da sonrada çok güzel açıldı.Larina ile ilgili öğrendiklerimiz,As ve diğer karakterlerin de geçmişine ait öğrendiklerimizle kurgu daha da sağlamlaşmış.Larina’nın As’ı evlenmeye ikna etme çabalarını okurken çok eğlendim.As’ın ise Larina’nın sol gözünün altından öpmesi için verdiği uğraşlara bayıldım.Ayrıca As’ın Larina’ya aşkına aşık oldum derken o son ile büyük bir şoka uğradım.Sırların tek tek açığa çıktığı, olayların fazlaca yer aldığı güzel bir kitap olmuştu.Özellikle As’ın doğum günü balosunda yaşananlar heyecanı durağa çıkarttı ve çok güzeldi.Şimdi büyük bir merakla üçüncü kitabı bekliyorum.O sonda yaşanan olayların umarım bir açıklaması vardır diye düşünüyorum. Fantastik türde okuma yapmayı severler bu kitaba bir şans verebilirler. Larina sevdiği adamı kaybettiği düşüncesinin verdiği acı ile kendinden geçmişti.Gözlerini açtığında ise acısı yüreğinde,kendini başka bir yerde bulur.As’ın acısı ile evine döndüğünde ise karşısında sevdiği adamı kendine kızgın bir halde bulur.Onların bu güzel kavuşmaları ise yüzleri güldürdü.Diğer taraftan Larina’nın güçleri de uyanmaya başlamıştır.As ise Direniş için mücadelesine devam etmektedir. Krallık ve Direniş arasındaki ipler iyice gerilmiştir. Güçlerine kavuşan Larina bir taraftan kendini Direniş’in geri kalanını kabul ettirmeye çalışırken diğer taraftan da As
Tılsım ve Sis 2Seda Lena · Guardian Yayınları · 202616 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 78. kitabı
GÜÇLÜ BİLİNÇALTI MÜKEMMEL ZİHİN . " Mükemmellik herkes içindir! " diye açıldı sayfalar. Ardından da " Dahiler de bizim gibi insanlardır. " diyerek tüm dikkatimi üzerine çekti tabiki bu okuma. Her şeyin öğrenilebilir olmasını söyleyip, beynimizi daha iyi tanıyıp gizli kaynaklarımızı ortaya çıkardığımız an beynimizin dönüşüm sürecine girerek şimdiye kadar sahip olmadığımız başarı kalıpları geliştirmesini savunuyor. İlk olarak kendimizle ilişkimize, ardından başkalarıyla kurduğumuz ilişkiye ve son olarak da hayatla kurulan ilişkiye dair bir okuma,ki bu yolculuğun sonunda hedeflenen kendimiz için zihinsel mükemmellik. Kendim için almış olduğum notlardan bazılarını sizlere de yazmak istiyorum. Böylelikle bu kitabı normal kişisel gelişim kitaplarıyla aynı kefeye koymayıp, nörobilimi temel alarak zihnin çalışma prensiplerini günlük yaşama uyarlamaya çalışan bir okuma olduğunu göstermek isterim. Konuyu kendi yaşam tecrübeleri ile birlikte bizlere aktardıktan sonra soru sorup,ardından nöro-mola ile amacını anlatıyor. √ Bir numaralı düşmanımız, beynimizin yarattığı negatifliktir? Olumsuz düşüncelerinizden kurtulun. √ Metabilişinizi keşfedip özgür olun. Peki nedir metabiliş? Kendi düşüncenizden uzaklaşmak, onunla özdeşleşmeyi bırakmak ve düşüncenizi kontrol edebilen kişinin siz olduğunuzu fark etmektir. √ Zihnimizdeki düşünceler arasında gezinme şeklimiz mutluluğumuzu belirler! Bir işi farkında olarak yaparsak mutlu olduğumuzu hissederiz. √ Yavaşlamak, değişimin ilk koşuludur. Daha başarılı olmak için yavaşlayın? √ Hayallerini gerçekleştirmek için hiçbir zaman hazır olmayacaksın. Cesaretini topla ve harekete geç! √ Olumlu geribildirimin dönüştürücü bir gücü vardır! √ Eleştiri böler, yapıcı geribildirim birleştirir. √ Koşullara karşı tutumunuzu seçebilme yeteneğiniz, nihai
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202675 okunma
Reklam
10/10
·208 syf.··
2026 3. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Kitapla ilgili en sevdiğim şey etiketler üzerinde durmasıydı. Bu noktayı "Atomik Alışkanlıklar" kitabı da değinmişti ve kesinlikle çok hak vermiştim. Beyin her koşulda çelişkiyi sevmediğinden dolayı kendince tutunduğu bazı kurallar veya şemalar vardır. Biz insanlar gerek çevremizde olup bitenleri gerek kendimizi algılayışımızda belli başlı öğrenmelerimizle yorumlarız. Bu yorumlamalar ise genelde kişinin karakterine atıfta bulunur ve buna "temel atıf hatası" denir. İnsanlar, çevresindeki insanları yargılarken veya bir olay hakkında bir yorumda bulunurken ilk değindiği şey kişinin karakteri olur. Birisi geç kalıyorsa eğer trafikten değil o kişinin tembelliğine atıfta bulunur. Bu atıflar, çevremizi ve kendimizi yorumlayışımızı şekillendirir. Halbuki insan; bağlama, ortama, kişiye göre değişen bir varlıktır. Bazı insanların yanında a özelliğine sahipken, bazı insanların yanında özelliğine sahibizdir. Genel olarak çok ilgi bekleyen birisi değilken, belli başlı kişilere karşı çok ilgi beklerken buluruz kendimizi. Bu, aslında kendimize olan tanışıklığımızın yanlış olmasından kaynaklanmaz, tam tersi kendimizle daha tanışık oluruz. Birçok mekan, insan ve durum bizim yeni bir yönümüzü keşfetmemize olanak sağlar. Belki de yeni keşfettiğimiz o yön hiç yoktur içimizde, sonradan gelmiştir bize ama bir şekilde yenidir. İşte bundandır insanlar sürekli sınırlarınızı aşın, kendinizi aşın diyorlar. Her keşfettiğiniz yeni yer, keşfettiğiniz yeni insan ve keşfettiğiniz yeni olaylar bizi aslında bizimle daha çok yakınlaştırıyor. Ben şahsen nedense bir an önce kendimi tanıma olayını aşıp genç yetişkinlikten çıkmış olmak istiyorum ama sanırım yaşımız kaç olursa olsun zihni yeni deneyimlere açarsak kendi içimizde değişecek yeni şeyler, yeni özellikler ve yeni varyasyonların çıkacak. Beynimin
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 07:34
Cağımızın sorunu dijital bağımlılık konusuna dikkat cekmek için velilerime önereceğim bir kitap arayısımın cevabı oldu. Kitabı değerli hocam Metin Özdamarlar'ın sosyal medya önerisinde gördüm ve aynı gün okumaya basladım. Kitap dijital bağımlılığı 0-2 yastan ergenliğe hatta yetişkinliğe kadar geniş bir süreçte ele almıs. Bebeklik döneminde öngörülmeyen dijitalleşmenin ergenikteki yansımalarını anlatmıs. Yasaklamanın değil yerine koymanın önemini anlatmıs ki velilerimin uygulamasını istediğim en önemli şey bu aslında. Bir de kabul edilmeyen bağımlılışın 8 maddede göstergesi var ki alıp tablo gibi asın duvarınıza. Okuyun değerli ebeveynler hem anne hem baba birlikte okuyun..
1000Kitap
Dijital Dünyada E-Beveyn OlmakSalih Uyan · Timaş Yayınları · 2022779 okunma
Yaşamak — Yu Hua kitap yorumu
Puan vermedi·210 syf.··
2026 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 14:06
Yaşamak — Yu Hua kitap yorumu Mart'ın üçüncü kitabı. Ve bu ay içinde en tuhaf hissettireni. Trajedi ama ağlatmıyor. Sarsıcı ama abartmıyor. Kitabı kapatınca ne umutlu ne umutsuz hissediyorsun — ama kesinlikle daha gerçekçi. "Fugui her şeyini kaybediyor — servetini, ailesini, herkes. Ama ertesi sabah yine kalkıp yaşamaya devam ediyor. İsyan yok, çığlık yok. Sadece bir sonraki gün." Hayatında büyük bir kayıp yaşamış birine bu kitabı at. "Nasıl devam edebilirim" sorusuna en sessiz ve en dürüst cevabı burada veriyor Yu Hua. Kitap hakkında: Yu Hua, 1993'te bu romanı yazdığında Çin'de yasaklandı — Kültür Devrimi'ni ve Mao dönemini bir köylünün gözünden bu kadar çıplak anlattığı için. 1994'te Zhang Yimou sinemaya uyarladı, Cannes'da Büyük Jüri Ödülü aldı. Şimdi dünya edebiyatının klasikleri arasında. Hikâye şu: Xu Fugui, zengin bir ailenin şımarık oğlu. Tüm serveti kumar masasında bitiyor. Bu an, onun için bir son değil — gerçek hayatın başlangıcı. Roman, Fugui'nin Çin'in en karanlık dönemlerini (İç Savaş, Büyük İleri Atılım, Kültür Devrimi) sıradan bir köylü olarak yaşamasını anlatıyor. Devletin büyük idealleri, tek bir adamın tenceresindeki aşın azalmasıyla görünür oluyor. Neden etkileyici? Yu Hua duygusallıktan uzak yazıyor — en ağır ölümleri bile bir doğa olayı gibi aktarıyor. Yağmurun yağması gibi. Ve işte bu soğukluk, acıyı çok daha çıplak hissettiriyor. Yazar seni ağlatmaya çalışmıyor; acının bu kadar gündelik ve kaçınılmaz olduğu bir dünyaya hapsediyor. Ama kusursuz değil, dürüst olayım: Fugui'nin başına gelen felaketlerin yoğunluğu zaman zaman "bu kadar mı olur" dedirtiyor — melodram hissi uyandırabiliyor. Bir de karakterlerin iç dünyası yeterince işlenmiyor. Olaylar büyük, ağır, sarsıcı — ama Fugui'nin içsel dönüşümünü daha derine görmek istiyorsun ve
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2026 2. kitabı
ilk anlaşma dört anlaşmanın en önemlisidir ve aynı zamanda uyulması en zor olandır. 1- kullandığını sözcükleri özenle seç. sözler sizin yaratma gücünüzdür. söz sadece bir ses ya da yazı sembolü değildir. söz bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. sözle düşünürsünüz. düşünmekte kulllandığınız sözlerle yaşamınızdak olayları yaratırsınız. söz, insan olarak sahip olduğunuz en güçlü araçtır; söz büyü aracıdır. ama iki yanı keskin kılıç gibi, sözünüz en güzel rüyayı da yaratabilir, etafınızdaki her şeyi de yok edebilir. söz saf büyüdür. her insan bir büyücüdür. sözümüzle bir insana büyü de yapabiliriz, onu büyüden de kurtarabiliriz. söz öylesine güçlüdür ki, bir söz milyonlarca insanının yaşamını değiştirebilir ya da yok edebilir. yıllarca önce almanya' da bir adam sözü kullanarak tüm ülke insanlarını manipüle etti. sözünün gücüyle tüm ülkeyi dünya savaşına soktu. çok sayıda insanı korkunç boyutlarda şiddet uygulamaya ikna etti. birinci anlaşmayı benimsersek ve sözümüzü özenle seçersek , bir süre sonra zihnimiz ve bireysel ilişkilerimizdeki iletişimimiz duygusal zehirden arınacaktır. 2- hiçbir şeyi kişisel algılama etrafınızda olan biten hiçbir şeyi kişise algılamayın. kişisel algılamak, ancak söylenen şeye katılmakla mümkündür. söylenen şeyle anlaşma yaptığınız anda zehir sizin zihninize yayılır ve cehennem rüyasının tutsağı olursunuz. sizin bu tuzağa düşmenizin nedeni bireysel önemlilik denilen şeydir. bireysel önemlilik ya da kişisel alglamak bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir. çünkü her şeyin kendimizle ilgili olduğunu varsayarız. her şeyin merkezinde kendimizin olduğunu düşünürüz. ben, ben, ben daima ben!. diğer insanlar merkeze sizi koyan hiçbir şey yapamaz. yaptıkları herşey kendileriyle ilgilidir. herkes kendi rüyasını yaşar, kendi
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma
Reklam
Reklam