Puan vermedi·512 syf.··
2026 61. kitabı
Seriye kaldığımız yerden devam..... Hayalet Timi Makedonya da Balkan Kızı Operasyonunu tamamlamaya hazırlanırken Türkiye'ye döndüklerinde daha yolun başında olduklarını anlamaları uzun sürmez.. Timin yüzbaşısı Barut Ulu Boratav, Balkan Kızı’nın kendi topraklarına teslim etmekle kalmayıp kendileri ile iş birliğine de ikna etmişti. Hayalet Timinin peşinde yıllardır intikam için gün sayan terör örgütü ITO nun kilit adamı Balkan kızı Talia’nın da öz dayısıydı. Talia’nın yardımları özellikle Makedonya’ya geri döndüğünde büyük önem taşıyordu. Ama kitabın en sürpriz detayı Talia ile yüzbaşı Barut’un anlaşmalı evlilik yapma mecburiyetiydi. Tabi ki kağıt üzerinde ve bunu en yakınlarından bile saklayacaklardı! Hayalet Timi bunu hemen yer mi? Bu bilgi beni en başında heyecanlandırsa da o islediğimiz kız isteme sahnesine bir türlü erişemedik. Bunun yerine çiftimizin arasındaki pürüzleri bir bir yok etmesini, çekilmelerini büyük bir sabırla okuduk.. Aşk istiyorsanız bu kitapta bolca var! Sonuna kadar sakin ilerliyor bir yandan diğer karakterlerin geçmişlerine daha çok odaklanarak duygusal bağlarını keşfediyorduk ki sonundaki o olaylı patlama her şeyi yerle bir etti! Geride beni de delice merakta bırakan duygularla kitabı kapadım. Pazar günümün tamamını ona ayırmaktan mutlu bir şekilde biraz daha sabrederek son kitabı erteliyorum şimdilik! Askeri kurgu, romantizm arayan dostlarıma akıcı, merakı hep tetikte tutan asla yormayan ve dozunda esprili diyaloglarla nefis bir tavsiye bırakıyorum...
Bir Kibritle Yok Olmak 2Özge Naz · Guardian Yayınları · 20241,522 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Payelll / Gelincik Bulvarı Yıllarca gerçek sandığınız hayatınızı birkaç sayfada değiştiren bir mektup düşünün. Belgin için her şey babasının ölümünden önce bıraktığı mektupla başladı. Gelincik Bulvarı sadece bir aşk ya da mahalle hikâyesi değil. Aidiyetin, aile olmanın ve insanın kendine ait bir yer arayışının hikâyesi. Sayfalar ilerledikçe bir yandan sırların ortaya çıkmasını beklerken bir yandan da mahallenin sıcaklığına kapılıyorsunuz. Belgin, annesi ve kardeşi Nalan ile birlikte Bursa’dan İstanbul’a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk onları sadece gerçek ailelerine değil, birbirinden renkli insanların yaşadığı Gelincik Bulvarı’na da götürüyor. Mahallenin sınırları içinde dostluklar kuruluyor, yanlış anlaşılmalar yaşanıyor, kırgınlıklar büyüyor, aşklar filizleniyor ve hayat tüm karmaşasıyla akıp gidiyor. Kitabı okurken en sevdiğim şeylerden biri mahalle sıcaklığını hissedebilmek oldu. Herkesin birbirini tanıdığı, kapıların sonuna kadar açık olduğu ve insanların birbirinin derdiyle dertlendiği o eski mahalle ruhu sayfaların arasından taşmış gibiydi. Bir yanda gerçeklerin ağırlığıyla mücadele eden karakterler, diğer yanda kalplerinin sesini dinlemeye çalışan insanlar vardı. Aşkın, aile bağlarının, ekonomik farklılıkların ve geçmişin sırlarının iç içe geçtiği hikâye boyunca kimi zaman gülümsedim, kimi zaman da karakterlerin vereceği kararları merak ederek sayfaları çevirdim. Bazen insanı etkileyen şey büyük olaylar değil, bir yere ait olduğunu hissettiren sıcaklıklardır. Gelincik Bulvarı da bana tam olarak bunu hissettirdi. Kafa dağıtmak, yüzünüzde küçük bir tebessümle sayfalar arasında dolaşmak ve mahalle kurgularının sıcaklığına sığınmak isterseniz bu kitaba bir şans vermelisiniz. Keyifli okumalar…
Gelincik BulvarıPayelll · Parola Yayınları · 202658 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·390 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:49
İki Türk’ün ve iki Müslümanın çarpışmasını anlatan bir roman. birbirine çok benzeyen iki hükümdarın hikayesi . İktidarı için yavuz babasını , şah İsmail ise annesini öldürdü . Okurken her iki hükümdarı birbirine çok benzettim . Keşke bu iki güçlü hükümdar birbirlerine değilde Haçlı ordusuna saldırsalardı . Şiirsel bir anlatımdı . Sıkılmadan okudum . Bu kitapda taçlı karakterine yönelik aşırı güzelleme yer yer canımı sıktı. Taçlıyı kim görse aşık oluyor . Taçlı onlara yüz vermiyor . Onlarda aşk acısından taçlıya hasret ölüyor. Özellikle şah İsmail’in taçlı takıntısını anlatması sanki taçlı yüzünden öldü izlenimi vermesi şah İsmail’i zayıf karakter olarak göstermesi yönünden doğru bulmadım . Anasını öldüren şah isnailin taçlı için acı çekeceğini hiç ihtimal vermedim . Saçma geldi . Hele yavuzun şah artığı dediği taçlıyı koruduğunu hatta aşık olduğunun belirtilmesi saçmanın daniskası. 8 yıllık hükümdarlık hayatında at sırtından inmeyen bir adam için bunun denmesi komikti . Kitapta aşırı aşk , takıntı , platonik aşk , aşk aşk … baskın olarak anlatımını pek sevmedim onun dışında güzeldi hoştu
Edebiyat
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:54
​Acımak, aslında bize çok tanıdık bir insan kusurunu yüzümüze vuruyor: Peşin hükümlülük. ​Zehra’yı okurken ilk başta ona kızıyoruz. "İnsan babasına karşı nasıl bu kadar taş kalpli olur?" diyoruz. Ama Reşat Nuri öyle dahi bir yazar ki, Zehra’nın çocukluk travmalarını önümüze serdiğinde ona hak vermeye başlıyoruz. Tam Zehra’nın tarafına geçmişken, bu sefer Mürşit Efendi'nin günlüğüyle bizi ters köşe yapıyor ve "Dur bakalım, madalyonun bir de diğer yüzü var" diyor. ​İşin Özü: Roman, hayatın siyah ve beyazdan ibaret olmadığını, gri alanların ne kadar can yakıcı olabileceğini anlatıyor. Haklı olmakla, şefkatli olmak arasındaki o ince çizgiyi gösteriyor. Zehra kusursuz bir öğretmen olabilirdi ama "acımayı" öğrenene kadar eksik bir insandı. Kitap bittiğinde boğazınızda bir düğüm kalıyor ve ister istemez kendinize soruyorsunuz: "Ben hayatımda kimi, arkasındaki hikayeyi bilmeden yargıladım?"
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
8/10
·96 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:51
1888 yılında yazılmış bir eser.. yaşadığımız yıl ile yazıldığı yıl arasında uyum farkının olması tabii ki kaçınılmaz.. Kitap; kölelik, cariyelik ve esaret üzerinde duruyor.. ana karakterimiz Dilber; Kafkasya’dan henüz dokuz yaşındayken kaçırılan bir kız çocuğu..Dilber kitap boyunca farklı insanlara satılır ve farklı hayatlar yaşar.. yaşadığı şeyleri okurken onun daha 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu olduğunu bilmek beni çok üzdü.. Kitap; romantizmden realizme geçiş olarak tanımlanıyor. Ki benim için de gerçekten öyle! Kitabın trajik sonu ile yazar bunu başarmış.. yazar sadece bunları değil toplumu da irdeliyor. Kendisi bir paşa çocuğu olduğu için kölelik karşıtlığı yapması okurlar tarafından yadırgıyor.. eleştirdiği ek bir konuda yarı aydın insanlar.. kendilerini aydın olarak tanımlayan ama kafalarında tek bir fikir bile olmayan insanlar.. Neticede; kitap kısa, öz ve netti. Oldukça üzücüydü ama bu Üzüntünün içi gerçeklerle doluydu..
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,4bin okunma
8/10
·675 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:24
Fernando Pessoa Huzursuzluğun Kitabı #birlikteokuyoruz kitap kulübünün arkadaşlarının bir kısmı ile okuduğumuz bir kitap idi. @lafazannn yönlendirmesi ile okurken daha düzenli olarak okuma yapıyordum ama tembel bir öğrenci olunca grup okumasından kopunca ben biraz geç bitirdim. Gruptan ayrılanı kurt kapar misali rehavete kapılıp çok uzun süreli olarak elimde kaldı. Kitaba gelince Fernando Pessoa kendi hayatından,düşüncelerinden ,hissettiklerinde,umutlarından veya karamsarlığından bahsettiği anlatı tarzı bir kitap. Zaman zaman Fernando Pessoa ben miyim ya da bu adam benim düşüncelerimi nereden bilebilir ki dediğim satırlar oldu. Çok kitap çizmeyi sevmem hatta okuduğum kitapları hiç incitmeden okurum ama bu kitabın her sayfasında o kadar çok cümlenin altını çizdim ki . Bazı alıntılar ile devam edeyim. " Kendini ifade eden,somut bir ruhum var benim. Ya varlık - dışı bir hal içinde durgunlaşırım ya da uyanırım ve bu durumda,tüm varlığımın gözü ansızın açılmışcasına kelimelere yansıtırım kendimi."sayfa 675 "Yaşadım yaşayalı kendimi anlatıyorum, kendimle olan sıkıntılarının en küçüğü bile, üzerine biraz eğilecek olsam,bir büyünün etkisiyle serpilip ezgili uçurumlarda açan renkli çiçeklere dönüyor hemen."sayfa 675 "Herşeyi hayal ettiğin için, hayatta var olanların tümü sana daha çok acı verecek. Bu da sırtında ki haçın olacak." sayfa 613 "En kesin bilim, kendi yasalarıyla kurallarının dört duvarı arasında yaşayan matematiktir."sayfa 463 "Hatırlamıyor, olduğumu fark ettiğime göre,demek uyanmışım." sayfa 451 "Hayat istemeden çıkılan, deneysel bir yolculuktur"sayfa 443 "Hayat tecrübesi insana hiçbir şey öğretmez,tıpkı tarih gibi "sayfa 187 "Karamsar değilim, hüzünlüyüm."sayfa178 "Hayat,hayatın dile getirilmesine engel olur. Büyük bir aşk yaşasam asla anlatamazdım."sayfa 163 "En
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma