Bir kadına; “Âşığın kalbine aşk ne zaman tam anlamıyla girer? diye sordum. O da “Sürekli sevgilisini zikrettiği, sürekli onun aşkıyla yanıp tutuştuğu zaman” dedi.
Şiiri hep aşkın gıdası olarak düşünürdüm.”
“Sağlıklı, güçlü, iyi bir aşk için doğru olabilir. Zaten güçlü olan bir şeye her şey iyi gelir. Ama eğer zayıf, cılız bir eğilimse tatlı bir sone açlıktan öldürür onu.”
Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldur. Tek tek herbirimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.