Hepimiz bugün haftada yirmi, hatta on beş saat çalışıyor olabilirdik. Ama ne hikmetse toplum olarak hep birlikte, insanların yıllarını hesap çizelgesi hazırlıyormuş, halkla ilişkiler toplantıları için zihin haritası çıkarıyormuş gibi yaparak geçirmelerinin, süveter örmelerinden, köpekleriyle oynamalarından, ufak tefek müzik grupları kurmalarından, yeni tarifler denemelerinden, kafelerde toplaşıp siyaset konuşmalarından, yahut arkadaşlarının karmakarışık çoklu aşk ilişkilerini çekiştirmelerinden daha uygun olduğuna karar verdik.
"Çünkü aşk bir ağaç gibidir: Kendiliğinden yetişir, kökleriyle tüm benliğimizin derinliklerini sarar ve yıkıntı halindeki bir yürekte yeşermeye devam eder."