7/10
·250 syf.··
2026 15. kitabı
𓆩 ♡ 𓆪 ɢᴜ̈ɴᴀʏᴅıɴɴɴ 𓆩 ♡ 𓆪 ɴᴀsıʟsıɴıᴢ? ɴᴇʟᴇʀ ʏᴀᴘıʏᴏʀsᴜɴᴜᴢ ᴄᴀɴıᴍ ᴅᴏsᴛʟᴀʀ? Bugün size @destekyayinlari ‘ndan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @eddianterofficial #elele kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde; Çok sevdiği eşini kaybeden kahramanımızın toparlanması için çoçukları,ona iyi gelir umuduyla ücra bir adadaki aşrama uçak bileti almaları ile başlıyor.Bu yolculukta ona yan koltukta sohbeti hoş Madam adında bir hanımefendi eşlik ediyor.Kahramanımız bir anda planlarını değiştirir ve kendini bu hanımefendinin evinde bulur.Madam’ın evi çok güzel,inanılmaz büyük ve ilgi çekicidir.Bahçesinde bir incir ağacı bulunmaktadır.İnciri yememesini ister.Fakat madam’ın uşağı her gelenin o incirden tatması gerektiğini söyler. Maalesef Adam dayanamayıp incirden yer.Ve bütün olaylar değişir. Peki neden o incirden yememeliydi? İkinci bölümde ise; Madam’ın evinden özünü bulmuş bir şekilde ayrılır.O evden ayrıldıktan sonra rastlantı mı kader mi bilinmez bir karşılaşma ile aşkı bulan kahramanımız için yeni bir sınav da bu yeni aşkla başlar... Peki bu aşkın sonu ne olacak? Her aşk mutlu sonla biter mi sizce? #kitaphakkındadüşüncelerim “Büyük lokma ye büyük konuşma” sözünün şekil almış hali olarak ,evet kişisel gelişim deneme türünde yer yer sevemediğim yer yer alıntılarına bayıldığım bir kitap okudum. Sevemedim dediğimi bakmayın.Benim kişisel gelişime olan önyargımdan kaynaklı yoksa akıcı sıkmayan bir dile sahipti kitap . Hiç şüphe duymadan alıp okuyabilirsiniz. Naçizane tavsiyemdir. Sağlıkla ve bol kitapla kalın... #elele #engelsiz_okurrr
El EleEddi Anter · Destek Yayınları · 2021104 okunma
İzler Gerçekten Kalıyor
10/10
·376 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:50
Bazı kitaplar vardır, okur kapatırsın ve hikâye biter. Bazıları vardır, kapağını kapatsan bile karakterleri aklından çıkmaz. İzler Kalır 1 benim için öyle bir kitaptı. Soner’i okurken çoğu zaman ona üzüldüm. Çünkü daha çocuk yaşta yaşamak zorunda kaldığı şeyler hiç kolay değildi. Baba sevgisini hiç doğru düzgün görememiş, ailesini kaybetmiş ve hayatın yükünü omuzlarına çok erken yaşta almak zorunda kalmıştı. Bazen bir karakteri anlamak için onun yaşadıklarına bakmak gerekir. Soner’i sevmemin sebebi de buydu. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de bağımlılık konusunun işlenişiydi. Çünkü burada sadece bir insanın değil, bir ailenin nasıl dağıldığını görüyoruz. Uyuşturucu denilen şeyin insanın hayatından neler götürebileceğini, nasıl geri dönülmesi zor yaralar açabileceğini Soner’in hikâyesinde görmek mümkün. Kitabı okurken bazı insanların neden bu kadar kırıldığını daha iyi anlıyorsunuz. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu ama sanırım beni en çok etkileyenlerden biri şuydu: “Ruhu ölenler için yaşamak, nefes alıp vermenin bile meşakkatli geldiği bir mücadeleden ibarettir.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre düşündüm. Bir de Soner’in duygularını okuması çok güzeldi. Özellikle herkes onun camdan dışarı baktığını sanırken aslında camdaki yansımadan Beste’yi izliyor olması… Bu detay kitabın en sevdiğim yerlerinden biri oldu. Çünkü bazen insan sevdiği kişiye bakmaya bile kıyamıyor. Kitapta aşk vardı, dostluk vardı, kayıplar vardı, özlem vardı. Ama en çok da yaralarına rağmen yaşamaya devam etmeye çalışan insanlar vardı. “Bazen bir sarılış yeterdi insana umut olmaya.” Belki de kitabı tek bir cümleyle anlatmam gerekse bunu seçerdim. Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir hikâye kalmadı. Soner’in yaşadıkları, Beste’nin varlığı ve altını çizdiğim onlarca cümle de
İzler KalırSude B. · Pukka Yayınları · 20241,879 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·168 syf.··
2026 12. kitabı
Bazı kitaplar vardır, bitince bile etkisinden çıkamazsınız, o kitap biter ama o kitabın sizde bıraktığı izler gitmez. Kürk Mantolu Madonna kitabı da benim için öyle bir kitaptı. Baş karakterimiz Raif Efendi bir sanat sergisinde "Kürk Mantolu Madonna" tablosunu görür ve etkisinden çıkamaz, daha sonra tablonun sahibi olan Maria Puder ile tanışır ve aralarında bir bağ oluşur. Raif Efendi dışarıdan sessiz içine kapanık biri olarak görünse de defterinde yer verdiği yazılarından iç dünyasının ne kadar derin olduğunu da anlayabiliriz. Raif'in yalnızlığı beni derinden etkilemişti, iç dünyasının derinliği karşısında etkilenmiştim. Bu kısım spoi içermektedir! Başta güzel bir aşk hikayesi olarak ilerleyip daha sonra ayrılığı ile okuyucuyu ne kadar hüzünlendirse de herkesin bir şans vermesi gereken bir kitap. Başka bir son olmasını istemezdim, bazı aşklar hak etmese de ayrılığı kabullenmeli, mutlu bir son ile bitseydi okuyucuda bu kadar iz bırakmazdı diye düşünüyorum. Maria belki Raif efendiyi unutmadı ama Raif efendi Maria'nın yokluğunda kendini unutmuştu, çünkü kendi benliğinde eksik olan kısımdı Maria...
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:59
Turgenyev bu romanı 1862'de yayımladığında Rusya ikiye bölünmüştü: bir yanda geçmişe tutunmaya çalışan toprak sahibi aristokrasi, öte yanda her şeyi yıkıp yeniden kurmak isteyen genç kuşak. Ama Turgenyev bu çatışmayı bir bildiri olarak değil, bir hüzün olarak yazdı. Bu fark her şeydir. Romanın merkezinde Bazarov durur — tıp öğrencisi, nihilist, keskin dilli, duygusallığı zayıflık sayan biri. Arkadaşı Arkadi'nin ailesini ziyarete gittiklerinde iki dünya birbirine çarpar. Pavel Petroviç ile Bazarov arasındaki gerilim yalnızca fikir çatışması değildir; iki farklı varoluş biçiminin birbirini anlayamamasıdır. Pavel kibarca ama kararlıca direnir, Bazarov ise acımasız bir netlikle her değeri sorgular. Sanat, aşk, gelenek, otorite — hiçbiri onun nazarında kutsal değildir. Ancak Turgenyev Bazarov'u bir sözcü olarak yazmaz. Onu insan olarak yazar. Ve o insan, kendi felsefesinin tuzağına düşer. Odintsova'ya aşık olduğunda nihilizmi çatlamaya başlar; çünkü aşk tam da reddettiği şeydir: akılla açıklanamayan, denetlenemeyen, insanı savunmasız bırakan bir hal. Bazarov bunu kabullenmek yerine içine gömer — ve bu bastırma onu hem daha trajik hem daha gerçek kılar. Romanın en güçlü yanlarından biri tarafsızlığıdır. Turgenyev ne eski kuşağı karikatürize eder ne yeni kuşağı yüceltir. Nikolay Petroviç saf ve biraz tutuk biri olarak görünse de ona duyduğumuz sevgi büyür; Pavel ise katı ama kendi içinde tutarlıdır. Arkadi zamanla Bazarov'un gölgesinden çıkıp kendisi olur — bu dönüşüm sessizce gerçekleşir ama derindir. Her karakter eksiktir, her karakter anlaşılırdır. Kimse tamamen haklı değildir. Sonun getirdiği yalnızlık ise uzun süre insanın içinde kalır. Bazarov'un ölümü dramatik bir sahneyle değil, neredeyse sıradan bir kaza gibi gelir — bu da onun dünya görüşüyle tuhaf bir uyum
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Turkuvaz Kitap · 202055,9bin okunma
"Toz pembe hayaller vardı. Pembesi gitti, tozu kaldı. "
8/10
·144 syf.··
2026 20. kitabı
SPOILER İÇERİR. Irène Némirovsky’nin henüz 23 yaşında yazdığı ilk romanı Yanılgı, adının hakkını sonuna kadar veren, aşkı ve insan ilişkilerini romantik bir pırıltıdan arındırarak "iletişimsizliğin" ve "yanlış beklentilerin" trajedisine dönüştüren muazzam bir psikolojik tahlil eseri. Demet Akalın'ın şarkısında dediği gibi toz pembe hayallerin, pembesinin gidişini ve tozunun ortada savrulmasını okuyoruz. Yanılgı, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından güney Fransa'da bir sahil kasabasında yolları kesişen aristokrat Denise ile savaşın gölgesinde her şeyini kaybetmiş gururlu Yves'in trajik aşkını (Denise evlidir,aslında bu bir aldatma) konu alır. Birbirlerini çok farklı ideallerle kafalarında büyüten bu iki insan, Paris’in gri ve boğucu atmosferine döndüklerinde aralarındaki sınıfsal uçurumla ve aşılmaz karakter zıtlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Aslinda bambaşka hayatlar yaşayan iki insanın arasında yaşanan, belirli kısa zamanlarda buluşarak tamamen cinselliğe dönen ve gerçek hayatlarına ve kimliklerine dair hicbir sey paylaşamadıkları bir iletişim biçimi haline gelir. Hatta öyleki ilerledikçe Yves bu ilişkiyi bir zorunluluk olarak görmeye ve bunalmaya başlar. Denise, Yves’e karşı yıkıcı ve körü körüne bir tutku besleyerek ailesini bile ihmal ederken; Yves içine düştüğü depresyonun, kibrin ve maddi yetersizliklerin faturasını sessiz duvarlar örerek Denise'e keser. Némirovsky, her iki karakterin de aslında birbirini hiç anlamadığını ve tamamen kendi zihinlerindeki illüzyonlara aşık olduğunu göstererek, bu iletişimsizliği kaçınılmaz ve sarsıcı bir duygusal kopuşla noktalar. Karakterlerin birbirini asla gerçekten "görememez" . Bir yanda savaşın getirdiği yıkımla sadece maddi refahını değil, ruhsal dengesini de kaybetmiş, gururu ve kibri yaralı Yves var; diğer
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024709 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 33. kitabı
“Sabahattin Ali yine yanıltmadı. Her kitabında olduğu gibi bu eserinde de insan ruhunun en derin köşelerine dokunmayı başarmış. Kürk Mantolu Madonna sadece bir aşk hikâyesi değil; yalnızlığın, anlaşılmamanın, içe atılan duyguların ve insanın kalbinde taşıdığı görünmez yaraların hikâyesi. Raif Efendi’nin sessizliği satır satır içime işlerken, Maria Puder’in güçlü ve özgün karakteri uzun süre zihnimden çıkmayacak bir iz bıraktı. Kitabı kapattığımda sanki gerçek bir insanın hatıralarına veda etmiş gibi bir hüzün hissettim. Sabahattin Ali, benim için okuduğum en usta yazarlardan biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bazı kitaplar biter, bazıları ise insanın içinde yaşamaya devam eder; Kürk Mantolu Madonna benim için tam da böyle bir eser oldu.”
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma