8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:11
Gustave Flaubert ile tanışma kitabım oldu Madam Bovary . Yazarın dili gayet akıcı, sade, anlaşılır.Kitabı sevdim,en çok kitap düşkünlüğünü sevdim Emma'nın. Emma ahh üzdü bizi... Hem yaşadıkları, hem yaşayamadıkları,hem kitabın ve kendi sonu üzücüydü. Emma bir yandan elindekilerin kıymetini bilmeyen maymun iştahlı bir profil çizerken diğer yandan yaşadığı taşra hayatına sığamayan, okuduğu kitaplardan öğrendiği aşka inanan, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışmış, sürekli yaşayamadığı bir hayata özlem duyan ve yaşayamadığı hayatın yasını tutan bir kadın hissi veriyor. Bu yüzden Emma'ya tam anlamıyla kızamadım, yaptıklarını onaylamasam da içindeki boşluğu görebildim. Kitapta en çok dikkatimi çeken konulardan birisi bu Leon ve Rodolphe abiler nerdeler acaba? Kadınla o kadar şey yaşadılar, Emma bütün benliğini ortaya koyarak yaşadı ilişkilerini ama cenazesinde bile yoktular. Aslında Emma yanlış şeyleri arayan değil, doğru şeyleri yanlış yerlerde arayan bir kadındı. Yani sonuç olarak Emma'nın yaşam tarzı yaptıkları toplum tarafından hoş görülür şeyler değil tamam da peki karşı taraflar, yani Emma'nın bu aşk çılgınlıklarını yaşadıkları adamlara ne diyeceğiz? Kadın düşmüş kadın, erkek ise hayatın tadını çıkaran adam... Aynı davranış farklı ölçülerle değerlendiriliyor.
Madam BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 202440,9bin okunma
8/10
·464 syf.··
2026 57. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Kızıltepe yazarla tanışma kitabım açıkçası yayinevinden okuduğum ilk kitap. Kızıltepe mahallesinde yaşayan Kızıltepe ve Ayanken çevresinde oluşuyor hikayemiz. Mahalle kurgusu ama çok karakterden oluşan bir kitap.Bu türde uzun zamandır okumadım farklı türlere de arada yer vermek iyi oluyor. Sizde bu türde kitap okumak istiyorsanız tercih edebilirsiniz. Aslında mahalle kültürünü ve bu kültürü anlatan kitapları seviyorum ama bu türde pek kitap okumadım bu kitabı kitap uygulamasinda görmüştüm uzun zaman sonra kitap halini okumak nasip oldu. Kitap ciltli ve içinde ayracı ve kartpostalı da bulunuyordu bu çok hoşuma gitti.Sayfa düzeni ve dizgisi çok güzeldi. Yasak. Bizi tanımlayan tek kelimeydi bu. Aynı ruhu taşıyan iki imkânsızdık biz. Aramızdaki tek sorun yaş farkımız değildi. O, abimin en yakın arkadaşı ve güvendiği tek adamdı. Bu aşk, ikimizi de mahvedecekti, biliyordum. “Daha ne kadar kaçacağız?” dedi.Sıcak nefesi yüzüme değdiğinde bedenim bedenine doğru yaklaştı. “Aramızda hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam mı edeceğiz?”
KızıltepeHazal Aba · Lapis Kitap Yayınları · 2024477 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7.5/10*
8/10
·458 syf.··
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:21
genel olarak sevdim ama kunt ve karaca'nın arasındaki aşk bana geçmiyor. karaca'nın duygusal boslukta oldugunu ve bu yuzden kunt'a baglandigini dusunuyorum. esved'i kunt'tan daha cok sevdim.. spoi yedigim icin kunt ve tasmas meselelerini az cok biliyorum. kitapta beni rahatsız eden iki sey; dubai sahnelerinde atlama olması ve efes'in bos muhabbetleri oldu. dubai sahnelerinde birden atlama gibi bisey oldu kitabım hatalı basım sandım, eksik sayfa oldugunu dusundum. birden karisik oldu. efes konusuna gelirsek whatsapp grubu sahneleri cogunlukla komik falan degil sena da baya gereksizdi. bazen zorla komik sahne yazilmaya calisilmis. neyse, siyam evrenini begeniyorum, evreni farklı hissettiriyor.. bu yuzden begendim.
Siyam 2 - KanbeyazBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20232,522 okunma
10/10
·218 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:24
Yazarla ilk tanışma kitabım. Daha ilk sayfalardan sizi içine çekiyor ve sayfalar ilerledikçe merak duygunuz giderek artıyor. Kitap boyunca gizem duygusu hep canlı kaldı. Gerçek ile rüya arasındaki ince çizgide ilerleyen hikâye, merak unsurunu sürekli diri tutuyor. Sayfalar ilerledikçe kendinizi olayların içinde buluyor, karakterlerle birlikte bilinmezliğe doğru bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Sadece gizem değil; dostluk, aşk, ihanet ve insan ilişkilerine dair duygular da hikâyeye güzel bir şekilde yansıtılmış. Bu da kitabı yalnızca bir macera hikâyesi olmaktan çıkarıp daha derin bir noktaya taşıyor. Akıcı anlatımı sayesinde kitap kendini rahatlıkla okutuyor.Farklı kurgular okumayı seven, gizem ve merak duygusunu hissetmek isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Kalemine ve emeğine sağlık. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle. Kılavuzun Pusulası Oğuz Yılmaz Oğuz Yılmaz
1000Kitap
Kılavuzun PusulasıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2022314 okunma
Elif Şafak’ın İskender Romanı Üzerine
8/10
·448 syf.··
2012 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2012 00:00
Bazı kitaplar okunduktan sonra bütün ayrıntılarıyla hatırlanmaz; fakat geride bıraktıkları duygu uzun süre zihinde yaşamaya devam eder. Elif Şafak’ın İskender romanı da benim için böyle bir eser oldu. Geçtiğimiz günlerde Elif Şafak’ın hangi kitabını okusam diye düşünürken, İskender’i yıllar önce okuduğumu hatırladım. İlginç olan, olay örgüsünün tüm ayrıntılarını unutmuş olmama rağmen kitabın bende bıraktığı olumlu hissin hâlâ canlı olmasıydı. Bu durum, romanın üzerimde güçlü ve güzel bir etki bıraktığının en somut göstergesi sayılabilir. İskender, yalnızca bir aile hikâyesi anlatmıyor; göç, aidiyet, gelenek, kimlik ve toplumsal baskılar gibi birçok önemli meseleyi de okuyucunun önüne seriyor. Elif Şafak, farklı kültürler arasında sıkışıp kalan bireylerin yaşadığı çatışmaları başarıyla işlerken, karakterlerinin iç dünyalarını da etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Özellikle aile bağları ve bu bağların bireyler üzerindeki etkisi, romanın en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kitabı bir tavsiye üzerine okumuştum. İyi ki de okumuşum; çünkü aynı zamanda Elif Şafak ile tanışma kitabım oldu. Bir yazarla ilk karşılaşma her zaman önemlidir. Okuyucunun yazara dair ilk izlenimi, sonraki eserlerine yönelmesinde belirleyici olabilir. Benim için de öyle oldu. İskender, Elif Şafak’ın anlatım gücünü ve karakter oluşturmadaki başarısını görmemi sağlayan ilk eserdi. Aradan zaman geçmiş olsa da romanın temel konusunu ve bende uyandırdığı duyguları hatırlıyor olmam, kitabın kalıcı bir iz bıraktığını gösteriyor. Okuduğum dönemde olduğu gibi bugün de, aile ilişkilerini, kültürel çatışmaları ve insan ruhunun karmaşıklığını konu alan romanları sevenlere İskender’i tavsiye edebilirim. Çünkü bazı kitaplar yalnızca okunup bitirilmez; hafızanın derinliklerinde sessizce
İnceleme
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 201121,3bin okunma
Yaşayamadıklarına ağlıyordu şimdi, pişmanlıklarına..
9/10
·256 syf.··
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:30
Spoiler içerir!!! Alişan Kapaklıkaya'nın kendi yaşamından izler taşıyan Siyah Pantolon kitabı, yoksulluğun, aile ilişkilerinin, kayıpların ve sevgi eksikliğinin iç içe geçtiği oldukça etkileyici bir eser. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri, Elif'in hikâyesiydi. Daha kendi çocukluğunu yaşayamadan gelin olmuş, erken yaşta anne olmanın yükünü omuzlarında taşımış bir kadın. Hayatın zorlukları onu sertleştirmiş. Bu yüzden çocuklarına sevgisini göstermek yerine çoğu zaman kızarak yaklaşmış. Babaları da benzer şekilde sevgisini açıkça ifade edemeyen bir karakter. Çünkü büyüdükleri coğrafyada çocuk sevmek, sarılmak, sevgiyi göstermek pek alışılmış bir şey değil. İnsanlar seviyor ama göstermeyi bilmiyor. Kitabı okurken sık sık sevgi, zamanında gösterildiğinde anlamlı diye düşündüm. İş işten geçtikten sonra gösterilmeye çalışılan sevgi ise çoğu zaman yalnızca bir pişmanlık olarak kalıyor. Kitap da bunu çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Eğitimle ilgili bölümler de benim için oldukça etkileyiciydi. Öğrencilere korku ve baskıyla yaklaşan Şavaş öğretmen ile çocuklara sevgi, saygı ve özveriyle yaklaşan Melek öğretmen arasındaki fark, bir öğretmenin bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebileceğini çok net gösteriyor. Birinin çocukları hayattan ve okuldan uzaklaştırdığı yerde, diğerinin onları hayata bağladığını görmek kitabın en güçlü yanlarından biri. Siyah Pantolon aynı zamanda Alişan Kapaklıkaya ile tanışma kitabım oldu. Son 40-45 sayfayı gözyaşları içinde okudum. Özellikle, çocuklarına sürekli "Üstünüz başınız toz toprak oldu" diye kızan bir annenin, sonunda evladının mezarının toprağına sarılıp o toprağa bulanması kitabın en acı sahnelerinden biriydi. Bir zamanlar üzerlerindeki toprağa öfkelenen annenin, günün sonunda yavrusundan geriye kalan tek şeye, mezarının
Roman
Siyah PantolonAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 2021688 okunma