10/10
·312 syf.··
2020 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 23:45
Yalom' un ilk okuduğum kitabı "Nietzsche Ağladığında" romanıydı, kitap beni çok etkiledi ve sonrasında yazarın birçok kitabını okudum. Aslında ara ara kitaplarını tekrar tekrar okurum...Bu kitabını da ikinci kez okuduktan sonra incelemesini yazmak istedim. “Aşkın Celladı” birbirinden bağımsız 10 adet psikoterapi öykülerinden oluşuyor. Kitaba adını veren Aşkın Celladı adlı hikâye ise;( Yalom Thelma'nın platonik aşkıyla ilgili anlattıklarını dinleyince, hastasının bazı şeyleri yanlış değerlendiğini anlayıp bu aşkın celladı olacağım diyor.) Thelma'nın kendisini istemeyen yaşça ondan çok küçük bir adama yıllarca saplantılı biçimde bağlı kalmasını anlatıyor. Aslında mesele aşk gibi görünse de Yalom şunu fark ediyor, kadın o adamı değil, onun üzerinden hissettiği “değerli olma” duygusunu bırakamıyor, adam ondan küçük olduğu için kendini onunlayken daha genç ve ölüme daha uzak hissediyor. İnsan bazen sevdiği kişiye değil, o kişinin içinde uyandırdığı hayale bağımlı oluyor. Yalom’un Thelma'nın hikayesindeki tespiti ise; bazı insanlar acı çekse bile o bağı bırakmak istemiyor çünkü boşlukla yüzleşmek daha korkutucu geliyor. Yalom bu kitabında yalnızlık, ölüm korkusu, yaşlanma,terk edilme,anlam arayışı,insanın kendinden kaçması gibi konuları ele alıyor.. Kitabın çarpıcı yönlerinden biri ise okuyucunun sadece danışanları değil, terapistin kendisini de analiz etmesi . Çünkü Yalom bazen danışanlarından etkileniyor, bazen sinir oluyor, bazen kendi geçmişiyle yüzleşiyor. Bu yüzden kitap iki yönlü ilerliyor. Bence Yalom' um okuyucuya da terapi yapma gibi bir özelliği var. Kitap ilerledikçe sanki terapist koltuğunda kendim oturuyormuş gibi bir hissettim. İnsan okudukça kendini de sorguluyor. Irvin D. Yalom psikoterapist ve psikanaliz bir doktor olarak, insan ruhunu
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma
Spoiler içerir!!
6/10
·320 syf.·
2026 5. kitabı
beni rs'den cikarmis olabilir su anda..bir günde bitirdim resmen akti gitti ama belki final haftamda olduğumdan da olabilir :'> kitaba gelirsek,kitap 2006 yilinda yazıldığı için zindan adası veya run filmlerine benzediğini söylemek değil onlarin kitaba benzediğini söylemek doğru olur. kitap aşiri gizli olmamakla birlikte azicik dikkatli olan herkesin anlayacaği ipuçlari veriyor aslında bize,en basitinden adam assam çayını acı bulduğu an zehir meselesini anlayabiliriz,bunun dişinda anna'nın kıyafetlerinin temizliği (aslında fırtınalardan cikagelmekten ziyade bi klinikte olduğundan),silinen veriler,faks,belediye baskani,balikçi...bazen gerçek diyologlar bazen sahteler fikrini bize veriyor. valla ben zaten isabella çok denklem disi kaldiğindan direkt onun altından bir sey cikacağini düsündüm hatta anna isabella mı,hatta josy mi diye düsünecek kadar ileri gittim.isabella kızının büyümesini istemediği icin öyle cocuk gibi mi diye düsündüm ki bunu victor'da düsünmüs.hatta telefonda annayla konusma mevzusuna gelince acaba adam mi çift kisilikli ve kisiliklerinden biri kadın diye düsündüm bu da bi yere kadar tamam ama mantiken o telefonda isabellayla anna olarak konusmadiği bi gerçek cünkü isabella yalanci ve victor zaten eli kolu bağli zihninin içinde.twist olarak akıl hastaliği beni üzdü cünkü bugün artik çok klise,fakat bir psikoloğun diğer bir psikolog bir kisilik yaratip kendini hasta konumuna koyabilmesi,bunun da farkında olması.yer yer gerçeklerin fazlaca farkında olduğundan hayal dünyasına kaçması ve sonunda da kızı için verdirdiği söz vs anlamliydi...ama insana sayfalarca sonu nereye bağlanacağini merak ettiği unsurlar sunup onu zihinsel bir noktaya taşimasi tat kaçirici,ve üstelik coğu bölüm sonunu bu dediğim noktaları merak ettirerek kitabı okutmusken yapıyor
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,220 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yol sizden yana olsun! Yolumuz burada ayrılıyor Gümüş Yürek.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 00:00
Vedaların kitaplarda bile bu kadar zor olabileceğini hiç bilmezdim. -Spoiler! Sonu mutlu bitse bile hüngür hüngür ağladım.Çünkü artık Eira benim eski dostum oldu.Onun evrenine erişimim kapandı.Sadece geçmişi tekrar okuyacağım.Marlo'nun çirkin sesiyle söylediği şarkıları duymayacağım. Hatırladıkça üzülüyorum.Maça karakterini aşırı derecede kendime benzettim ki bütün karakterlerin kişiliğinden okuyuculara benzeyen özellikler vardı.Maça'yı seçmek çok zordu.Uzun süre kimi kendime benzettiğime karar veremedim.Sırlar öğrenildiğinde ve karakterleri daha iyi tanıdığımda artık kime benzediğimi seçebildim.Kitaptaki olaylar ve karakterlerin davranışları okuyucuya gayet iyi yansıtılmış.Ayrıca yazarın karakter duygularını sığ bir su göleti değilde derin bir deniz gibi yazması da mükemmel!Serinin konusu fantastik eserlerde alışmış bir konu buna rağmen benim için ayrı bir yere sahip Gümüş Yürek. Son kitap serinin atmosferine uygun bir kitaptı. Beni hayal kırıklığına uğratmadı bunun için çok mutluyum.Son zamanlarda beni tatmin eden kitap bulmak zor.Bu kitap seri sonu olsa da beni çok iyi tatmin etti.Kitapların sonlarına dair teoriler üretmeyi çok severim.Ne yazık ki bu kadar mutlu sonu hayal edemedim.Etseydim bile bu kadar sıcak hissettirmezdi. İçimde bir boşluk kaldı ve şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Yazar bize yeni terapi evreni borçlu! Serinin detaylarını yakalamak için seriyi birkaç kere daha okumanızı öneririm. Gümüş Yürek 3Gümüş Yürek 3 D. N. ArcheronD. N. Archeron
Duygu ve Düşünce
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025291 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:58
Kitabı bir televizyon kanalında gördüm. Adıyla müsemma Aşk Acıtır? Bir aşk hikâyesinden de ziyade anne-kız ilişkisine davet ediyor bizi yazar. Anne Azra, başarılı bir avukat, çünkü köklerinden sürekli başarılı olması, her zaman en olması beklenmiş bir kız çocuğundan, eşi tarafından anlaşılmayan, karı koca ilişkileri de kalmayan ev arkadaşına dönüşerek yabancılaşan iki kişiye evrilen bir sarmal görüyoruz. Azra, eşi tarafından aldatılarak yıpranan ruhunu, kaybettiği yıllarla yüzleşmek için terapiye başlıyor. Salah, bu terapilerde danışanının eşi İlker tarafından aldatılışını, ruh yaralarını paylaşıyor doğal olarak. Bu terapiler terapi danışan ilişkisinden çıkıp dostluğa evriliyor. Dönüşen bu dostluk Azra'nın psikoloji okuyan kızı Sanem'e de sıçrıyor ama, onun da kırgınlıkları, yaraları, istekleri ve babasından beklediği ilgi ve sevgiyi alamaması haklı görüleceği gibi öfkesi ile bütünleşiyor. Ve Sanem üniversitedeki arkadaşı Baran'nın görmek istemediği veya kabul etmek istemediği ilgisine kapılınca aralarında duygusal demek isteyip de diyemeyeceğimiz bir tensel çekim oluşuyor. Bir araya gelişlerinin nedeni anlık. Sanem'in içerisinde, ruhunda taşıdığı ilk aşkının sebep olduğu travma. Birliktelik yaşıyorlar fakat bu kızımızın ifade edişiyle maalesef tecavüz. Annenin tabii ki bundan haberi dahi yok. Kendi derdinde çünkü. Öte taraftan Salah, Azra'ya aşık olduğu için terapiye son verip başka bir arkadaşına yönlendiriyor. Azra, Salah'ın sıkıldığı için terapiyi sonlandırdığını düşünüyor. O değil de kızdım okurken yahu hadi gönlün düşmüş anladım, kızından ne istersin? E Sanem de suçlu bir yerde. Salah'ın yanında staj yaparken danışanları arasına girip ortalığı karıştırdığından staj da hak getire. Kaldı ki bir terapist danışanı ile ilişki yaşayıp kızına da göz kırpamaz ki.
Aşk AcıtırMerve Küçüksarp · Epsilon Yayınevi · 20261 okunma
8/10
·136 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 22:57
Resmen bitmesin diye okumadım kitabı :) Normalde sürekli çapraz okuma yapan biri olarak,bu sefer hiç bir kitap almadım yanına ki lezzetine başka bir tat karışmasın. Bir amaç uğruna özenle,iyi niyetle ve kendi hâlinde yaşamak,yaşamın telaşında durup dinlenmek ve bir dost muhabbeti ile cesaretlenmek isteyen herkes okumalı bu kitabı. Hatta Mehmet Dinç'in her kitabını. Kitapların her biri bir terapi seansı ferahlığında. İyi insan olma ve iyi yaşama derdi olanların yorulup çömeldiği bir yerde "iyi gidiyorsun, hadi devam et " eli dokunuyor. Sadra şifa olsun
İyi GidiyorsunMehmet Dinç · Aşina Yayınları · 2022542 okunma
Nietzsche Ağladığında İnceleme
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
DİKKAT BU BİR SPOİLER UYARISIDIR !! Nietzsche Ağladığında Benim için çok uzun bir kitap ve bilgilendirici bir kitap oldu. Çok severek okudum. Sadece kitabın kurgu olduğunu keşke en sonunda değil de başında bilseydim. Ben de okuduğum süre boyunca, “Ne güzel yazar, bu adamların konuşmalarındaki nefes sayısını bile yazacak az kalsın.” diye düşünüyordum. Hikâye çok gerçekçi gibi duruyor. Tabii bunun temelde sebebi karakterlerin hepsinin gerçek olması ve yaşanan olayların, Nietzsche ve Dr. Breuer konuşması dışında, diğer konu ve düşüncelerin gerçek olması. Bu gerçek ve hayal karışımı konuşma terapisi sonrasında ortaya çıkan hikâye ve düşünceler çok yerinde ve gerçekçi. Hikâyemiz zaten Lou Andreas Salomé’nin, yani Nietzsche’nin eski manitası olur kendisi, Dr. Breuer’in (çok meşhur bir doktor) yanına gelip yardım istemesi ile başlıyor. Lou Andreas Salomé iddia ediyor ki Nietzsche hasta. Hem migrenden dolayı fiziksel hastalığı var hem de Ben ve Paul Rée’ye (Nietzsche’nin yakın arkadaşlarından) hem sinirli hem dargın. Onlara kötü mektuplar yazıyormuş ve Nietzsche’nin ablası onları dolduruyormuş. Bunun nedeni ise bu üç manyağın üçlü ilişki yaşamayı denemeleri. Her neyse, bir şekilde Nietzsche ikna olup doktorun yanına gelmeye karar verir. Onun yanına geldiğinde Dr. Breuer de biraz bu kadından etkileniyor ki kadının biraz kurallarının dışına çıkmasına ve ofisinde at koşturmasına izin veriyor. Kadının Google’dan fotoğrafına baktım. Yani o dönemin erkekleri harbiden yokluktaymış. Allah affetsin. Her neyse, Lou Andreas Salomé doktorun bu hastaya özen göstermesini istiyor ve aralarında geçen her şeyi anlatıyor. Yani daha Nietzsche gelmeden doktor hikâyesini biliyor. Sonra da bu kadın, Nietzsche’nin arkadaşlarını onun bu doktorun yanına gitmesini tavsiye etsinler diye ikna
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma