“Şüphe fena bir şeydir. Virüs gibi fark ettirmeden vücuda girer ve yalnız insanın ruhunu değil, kalbini, aklını, bakışlarını, duruşunu, gecesini, gündüzünü, rüyalarını, hülyalarını, işini, gücünü, bugününü, yarınını, her şeyini etkiler. Bazen kayboluyor gibi olur ama sonra beklenmedik bir zamanda tekrar ortaya çıkar ve yeniden insanın benliğini en can alıcı noktasından yakalar. Bir anda hayatınızdaki her şeyi, işinizi gücünüzü, çoluk çocuğunuzu, hobilerinizi, fobilerinizi unutur, yalnızca o şüphenin peşine düşersiniz.”
“Buna aşık olmak istememiştim; okur, aşkım kitabını ruhundan çıkarmak için ne kadar uğraştığımı biliyor ama şimdi onu tekrar görünce, bu virüs vücuduma yeniden, daha canlı ve güçlü bir halde bulaşmıştı. Yüzüme bakmadan beni kendisine aşık etmişti.”
“Ona aşık olmak istememiştim; okur, aşk mikrobunu ruhumdan çıkarmak için ne kadar uğraştığımı biliyor ama şimdi onu tekrar görünce, bu virüs vücuduma yeniden, daha canlı ve güçlü bir halde bulaşmıştı. Yüzüme bakmadan beni kendisine aşık etmişti. “
Ona aşık olmak istememiştim; aşk mikrobunu ruhumdan çıkarmak için ne kadar uğraştığımı biliyor ama şimdi onu tekrar görünce, bu virüs vücuduma yenide, daha canlı ve güçlü bir halde bulaşmıştı. Yüzüme bakmadan beni kendisine aşık etmişti.