Bu huysuz dünyadaki en huysuz şeylerden bana göre en huysuzu, bir doktordan veya askerden, görevi gereği onur, cesaret, liyakat beklerken, bir avukata veya bir emlakçıya bunlar izin verilmediği gibi onlardan açgözlülük, kaypaklık, engelleyicilik, embesilliğin ötesine geçen vb. türden şeyler sergilemeleri beklenir.
İnsan askerden sonra bir iş kurmak, evlenmek istiyor. Hayatın, insanın değerini öğreniyorsun. İnsanların içyüzünü öğreniyorsun. İnsanların ne kadar iyi, kötü, karamsar olduğunu öğreniyorsun..
Askerden 20 gün de geç geldim, ama nedeni başkaydı. Karakoldaki Ankaralı aşçı bir arkadaşa, "Alevi olduğun için yemek veremem" demiş. Biz o karakola destek için gitmişiz. Karşı çıkınca biz de dışlandık..
Askerden önce hayatı daha çok önemsiyor, her şeyi sorun ediyordum. Biz servis taşımacılığını yapıyoruz, servis aksadığı zaman çok üzülürdüm, kendi kendimi yerdim. Şimdi hayatın ne demek olduğunu öğrendim, en büyük sorun dahi ölümden daha büyük değildir..
Nefes almak çok güzel bir duygu. Bu felsefeyle yaşıyorum. Askerden önce her şey iş-ev, ev-iş, başka şey yoktu, sakallı, pasaklı, kirli... Şimdi giyimime, konuşmama, traşıma, her şeyime dikkat ediyorum. Neden? Yaşamak güzel..