İkinci kitabı te ilk çıktığı zaman aldm ama o zamandan beri bekletiyordum. Hatta ilk birkaç bölümü okuyup bırakmıştım. Niye acaba diye düşünürken okudukça farkına vardım. İlk kitabı sevmiştim ama iki akmıyor geldi bana. Ya da esas kızı pek ortalarda göremediğim için.
Şu kart olayı epey canımı sıktı benim. Çoban Kral'ın dönüşünü hevesle beklerken gelişi acayip bir şeye dönüştü. Herkes kafayı yemiş. Acayip bağımlı olmuşlar kartlara. Tabii bu arada Çoban'ın geçmişte yediği naneleri de öğrendik. Bizim kızın bedeninden ne zaman çıkacak diye beklerken iyice bıkkınlık geldi yan karakterlerden.
Ortalık birbirine girmiş yan karakterler at gezintileri, aşko kuşkolara dalmış. Tamam güzel de hani Bi faydanız ne bu evrene? Kitabın sonuna geldik hâlâ kayıp kartları bulacaklar. Neyseki pek ateşli olmayan fiki fikiden sonra sırlar açığa çıktı. Ve tüm hikayenin en kötüsü sayılabilecek vatandaş komadan uyandı.
Derken benim içim iyice şişti. Ama sonra hikayenin tamamen seyri değişti. Yuppi dedim ya işte böyle şaşırt beni. Ama kardeş gelmişiz kitabın sonuna şimdi mi olur bu neyse tüm çarklar sonunda yerine oturdu. Ve ben düşürdüğüm puanı bir ande yükselttim.
Ben de sizi şaşırttım değil mi?
Efenim 2 Kitaplık bu seriyi dehşet ve ibretle tavsiye ederim
#ikiçarpıktaç #epicfantasy #artbook
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,319 okunma
Kitap güzel başladı ilk baştan beri Gökçen havası almıştım kitaptan ama ikisi de asker kurgusu olduğu için normal olduğunu düşündüm fakat sonra yaşanan neredeyse bütün olaylar Gökçen'de yaşanan olayların ya hafif değişiklik yapılmış ya da tamamen aynı olaylar olmaya başladı.Bununla birlikte ana karakterin gittikçe daha da cringeleşmesi beni kitaptan soğuttu bir ara "bir daha kendine meloş dersen veya herkese aşko demeye devam edersen kitabı bırakırım" diye karakterle konuşmaya başladım.Her sayfada en az 3 kere meloş lafını duymaktan kafayı yedim.Hayatımda okuduğum en cringe karakter oldu Şehriye.
Anlat bakalım prenses öcüden korkuyor musun? EN EN GUZEL SON BU KİTAPTAYDI. üçüncü kitaba acilen ihtiyacım var. Bu kitap en durağanı olsa da o son. O SON..... öcü kendi kendini bitirdin aşko
An itibariyle bitti kitap ve Jean-Christophe Grangé ait okuduklarım arasından en iyisi buydu, diğer kitaplarının tarzı aynıydı bu ise bambaşka. Mahkeme bölümleri bile çok iyiydi genelde sıkıcı gelirdi. Bdsm yeralti kulüpleri, p***o sektörü, sado mazo almış başını gidiyor :) spoiler içerecek. Amirimiz Stephane Corso bir soruşturmayı devralıyor. Eski mahkum Sobieski'ye uzanıyor bir şekilde. Sobieski Goya çakmacısı sanat icra ediyor kendileri:) Tecavüzcü, bağımlı, sapkın zevkleri olan, hırsız vs yemin etmiş tüm suçları islemeye sanki. Buna hayran olan onlarca genç kız... Corso işlenen cinayetlerin katilinin kuşkusuz Sobieski olduğuna inanip buna göre aksiyonlar alıyor ancak kafasına yatmayan durumlar da var... Hikaye gerçekten diğer kitaplardan çok ayrı. Finalde bunu beklemiyordum iyi bir twist olmuş. Beş kardeş... Bu arada Corso biraz tezcanlısın aşko :)
Ölüler DiyarıJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20193,997 okunma
Akıyor kitap bu net. Okuduğum en güzel twistlerden. Ne Yaptığını Biliyorum bu da şaşırtmıştı ama Taş Kâğıt Makas daha iyiydi benim için. Tek oturuşta bitirmelik bir kitap. Sonunda ki detay havada kaldı o rahatsız etti beni sadece. Spoiler içerebilir... Sorunlu bir evlilik bir tatille duzelir mi? Tabi efendim... hahhaha... Amelia için nedense üzüldüm. Adam sıkıntılı. Kendin öldürmüşsün anneni niye Amelia'yida harcadınız ya :) Gerçi o da haketti, yakın arkadaşı Robin'in kocasını ayartti. Robin sen de tam kırıksın, onca gerilim uğraş bunun için miydi yani ara Adam'i konuş aşko. Gurur hak getire bir de barisiyorlar eski kocasıyla :)
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,6bin okunma
Söylemek istediğim o kadarr çok şey var ki.. Öncelikle ben kitaba benzersiz bi konu/dünya bekleyerek başlamadım, birebir kopya olduğunu da düşünmüyorum ama tabi ki genel atmosferin çağrıştırdığı kitaplar var, bu beni rahatsız etmedi aksine sırf bunun için okumak istedim zaten. Uyumsuzu ilk okuduğum zamanlara alsım götürsün beni istedim yer yer öyle de yaptı. Yazarın dili akıcı, konu güzel, karakterleri de genel olarak sevdim. Ben bu tarz kitaplarda daha sert, hatta yer yer ukala dkdkfl karakter okumayı seviyorum kitabın atmosferine yakıştığını düşünüyorum. Kitabı sevdim kesinlikle de devam ederim ama sevmediğim sinirimi cok bozan şeylerde oldu, burdan sonrası spoiler olur artık.
Ya artık her okuduğum çeviri kitapta çevirmen eleştirmekten bıktım ama gerçekten bu nedir yaa, yazım hatası, cümle hataları falan yoktu çeviri bence başarılıydı, ama çevirmenin insiyatif alarak kafasına göre çevirdiği kelimeler beni deli etti. Götoş nedir gerçekten??canikom???!! Gözlerim aşko aradı ya onu da ekleseydin bari tam olsaydı.'gevrek gevrek güldü' bunu her okuduğumda delirdim mesela dkdkdk gıcık oldum ama en gıcık olduğum kanadı kırık güvercin oldu. İkinci kitabın adı broken dove bu arada, onuda tutup kanadı kırık güvercin diye çevirirlerse asla almam zaten, kitaplığıma hakaret olur. Çeviriye sövmemin ardından karakterlere gelirsek valla ben Wreni sevdim, evet yer yer deli etti beni ukalalıkları pervasızlıkları ama yine de sevdim. Kızımız ukala kendini beğenmiş ama bi nedeni var yani altı boş değil güçlü gerçekten. Crossu da sevdim ama daha da sevebilirdim eğer yazar bu kadar sıkıştırmasaydı her şeyi tek kitaba. Mesela wren güçlü ok ama daha da güçlü olabilirdi gözümüzde eğer crossu her gördüğünde agzının suyu akmasaydı( bi itirazım yok bu şekilde de sevdim aralarındaaki uyum güzeldi
Gümüş ElitDani Francis · Yabancı Yayınları · 2025154 okunma