Çalı kuşu 🩷
Puan vermedi·544 syf.··
2026 9. kitabı
Çalıkuşu Feride ve kamran'ın birbirini itiraf edemediği gizli bir aşktır Feride yerinde duramıyor sürekli burnunu c iyi veya kötü işlere koyan cıvıl cıvıl bir kızdır Kamran ona kıyasla daha ağır başlı ciddi bir de sempatik bir kişiliği vardır olay sözde Kamran feride'yi aldatması ile başlar ve Anadolu'ya kadar bir atama ve defalarca atamaya devam eder Feride orada çeşit çeşit maceralarla karşılaşır en sonunda kendi yerine ailesine geri döner Feride yetimdir ve bu yüzden teyzesiyle yaşar idi meğer Kamran onu aldatmamış onun yüzünden kavrulmuş ona olan sevgisinden bu kadar spoiler yeter li🩵
Duygu ve Düşünce
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:44
Şiirde kelimeler ve dizeler genellikle temel anlamlarında kullanılmıştır. Aslında şiirde bulunan nesnelerin gerçek varlıklarla birlikte çağrıştırdıkları anlamlar da vardır. Şiirde kapalı bir anlatım söz konusu değildir. Bununla birlikte şiirdeki anlam çok açık da değildir. Şair, açık bir anlatımla derinlik arasında bir paralellik kurmuş görünüyor. Şiirin konusu: aşktır. Şiirin teması; büyük bir tutkuyla bağlanılan, şairde derin izler bırakan sevgiliye duyulan özlemdir. Şiirde bir aşk hikâyesi ve bıraktığı derin izler anlatılmaktadır. Şair, bir kadına tutkuyla bağlanmış ama araya ayrılık girmiştir. Bu ayrılık sürecinde şair, sevgilisini unutamamış, tam tersine ona olan tutkusu ve bağlılığı gitgide artmıştır. Mevsim sonbahar, vakit akşamdır. Şair, İstanbul’un sokaklarında aklında sevgilinin hayali, kalbinde aşkı dolaşmaktadır. Akşam karanlığında bulutlar parçalanmakta, şimşekler çakmakta, hafiften yağmur yağmaktadır. Şair, aşkının rüzgârıyla savrulurken gördüğü her şey ona sevgiliyi hatırlatmaktadır. Ne yapsa, neyi tutsa, nereye gitse onsuz olamayacağını, onu aklından çıkaramayacağını bilir. Hayalinde sevgilinin çocukluğunu, şimdi neler yaptığını, gelecekte neler yapacağını düşünür. Şiirde dış dünyaya ait bazı nesneler, doğal olaylar ve somut varlıklar büyük oranda şairin o anki ruh haline, duygularına bağımlı olarak değerlendiriliyor. Sonbahara hazırlanan ağaçlar, karanlıkta parçalanan bulutlar, birden yanan sokak lambaları gibi nesneler ve doğal varlıklar hep şairin ayrılık acısını ve hüznünü yansıtır niteliktedir. Ayrılığın getirdiği özlem duygusu ve sevgiliye kavuşma ümidi şiir boyunca kendini hissettiriyor. Ancak bu duygular melankolik bir seviyede değil gerçekçi bir sınırda tutuluyor. Aynı zamanda şairde, kuvvetli bir yalnızlık duygusu da görülüyor. Şair,
Şiir
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,3bin okunma
Reklam
Bataklık Gülü Sefile
Puan vermedi·152 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 08:18
Kitap, anne babasını kaybettikten sonra sokaklarda dilencilik yaparak hayatta kalmaya çalışan Mazlume’nin hikayesidir. Küçük kız yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştur ve hayatı bilinmez bir karanlığa doğru evrilmiştir. Mazlume için hayattaki tek güzel olgu aşktır ama o da felaketi olmuştur. Fuhuş batağında filizlenen bir çiçek açamadan solmuştur.
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,864 okunma
10/10
·512 syf.··
2026 93. kitabı
MEHSA~FİRUZE~KEHRİBAR ATEŞİ~ Selam.Bugün sizlere canım yazarım @_mehsaa_ ‘nın yeni serisinin ilk kitabı #firuzekehribarateşi ile geldim.Ah ben ne okudum ah sen ne yaptın @_mehsaa_ ?Yazarın kalemini zaten çok seviyordum ama bu kitap başka bir seviyedeydi.O mistik havayı,o duyguları,kehanetlerin yaşattıklarını öyle güzel işlemiş ve bizlere öyle güzel yansıtmış ki bayıldım.Evet doğru okudunuz,bu kitapta lanetler,kehanetler,tılsımlar,ihanetler,düşman aileler ve bunların arasında imkansız ama imkansız olduğu kadar da büyük bir sevdayı okuyoruz.Ana karakterlerimiz Ezra ve Firuze.Ezra’nın yaşadığı tüm ihanetlere ve bütün ailelerin karşı gelmesine rağmen derin sevdasına hayran kaldım.Harika bir karakterdi onu çok sevdim.Ve Firuze ailesi için her şeyi karşısına alan herkese savaş açan, iama kalbinde de imkansız aşkı taşıyan çok güçlü bir kadındı.Ona da bu yönden hayran kaldım. Ve kitap öyle bir yerde bitti ki devamını merakla bekliyorum.Bu tür kurguları seviyorsanız ki sevmiyorsanız da mutlaka bu kitabı okumalısınız diyorum. Taşların ruhunu okuyan Ezra ve avukat Firuze; Her şey yıllar önce Arjin’in hamileyken iki düşman aile arasındaki düşmanlık bitsin diye üzerine kuma getirilmesinin ardından yaptığı lanetle başlıyor.Öyle bir ah ediyor ki bu ah herkesi etkiliyor.Ve bu lanetin üzerine doğan Ezra ve Firuze.Onların bağı daha Firuze doğduğu gün oluşuyor.Birlikte büyüyen iki genç ailelerinin tüm uyarılarına rağmen birbirlerine aşık oluyor ama onlarınki lanet yüzünden imkansız bir aşktır. Firuze,annesinin babası yüzünden ölümü ve kardeşinin başına gelenler yüzünden Ezra’yı arkasında bırakıp İstanbul’a gidiyor. Çünkü alması gereken bir intikam vardır ama güçsüzdür.Tam üç yıl sonra güçlenip intikamı için geri dönmesine on gün kalmıştır.Ama babaanne Arjin onu Mardin’e daha erken
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202651 okunma
Puan vermedi·640 syf.··
2026 14. kitabı
Genç kurgu olmasının yanında yetişkinlerin de keyifle okuyabileceği serinin ilk kitabı oldukça heyecanlı bitmişti. Kitabın sonunda bombayı patlatmıştı yazar. Lise aşkı olan Liza ve Poyraz’ın kara sevdası ailelerin araya girmesiyle paramparça olmuştu ilk kitapta. Liza Almanya’daki amcasına oğlu ile evlendirilmek üzere apar topar ve zorbalıkla götürülürken Poyraz’ın abisi Yağız Eroğlu da Liza’nın kolunun kanadının kırılmasında büyük rol almıştı. Araya giren on yıldan sonra Liza ülkeye döner ve olanlar olur... Aniden terk edilen ve yıllarca Liza’dan haber alamayan Poyraz tabii ki de hoşgeldin canım diyerek karşılamaz Liza’yı.. Üstelik de onu da çok ilgilendiren ve öğrenmeye hakkı olduğu büyük bir sırrı Poyraz’dan sakladığını öğrenmişken. Ya Liza.. O aslında yıllarca mektup yazarak ulaşmak ister Poyraz’a fakat mektuplara henüz eline ulaşmadan el konulur.. On yılda değişmeyen şey ise o büyük aşktır.. İkisi de halen deli gibi aşıktır. Birinci kitap bittiğinde kafanızda oluşan tüm sorular bu kitapta yanıtını buluyor ve taşlar yerine oturuyor. Liza’nın annesinin tiksindirici seviyedeki nefret, kibir ve sevgisizliğinin temelini de çok merak etmiştim onun da çözümlemesi bu kitapta.. Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek kaleme alınan sevgi, sadakat, aile, fiziksel istismar, şiddet, ihanet, güven ve dostluk zemininde kurgulanan bu duygusal kitabı genç kurgu ve film tadında kitapları okumayı seven herkese tavsiye ederim.
Bir Mimoza Masalı - Kuzey RüzgârıAlmina · Parola Yayınları · 202571 okunma
8/10
·280 syf.··
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 15:30
Livaneli, kitabın kapağına Magritte’in o yüzleri örtülü aşıklarını koyarken bize en büyük ipucunu aslında en başta vermiş. Biz bu hayatta kimi seviyoruz? Karşımızdaki kanlı canlı insanı mı, yoksa kendi zihnimizde yarattığımız o kusursuz imgeyi mi? Kitap boyunca Ahmet’in o buz gibi, duygulardan arındırılmış dünyasında yürürken aslında modern insanın trajedisini izliyoruz. Ahmet, acı çekmemek için hissetmemeyi seçmiş bir adam. Bu bir korunma kalkanı mı, yoksa bir korkaklık mı? Bana kalırsa bu, bir insanın kendi kendine verebileceği en ağır ceza. Hiçbir şeye dokunmadan, hiçbir şeyi sevmeden yaşamak, nefes alan bir ölü olmaktan farksızdır. Ancak o emekli mühendisin evine giren gazeteci kızla birlikte, o mühürlü kapılar bir bir açılıyor. Ahmet’in bize anlattığı Mehmet ve Olga’nın hikayesi, aslında bir aşk güzellemesi değil; aşkın bir insanı nasıl adım adım deliliğe, saplantıya ve nihayetinde bir yıkıma sürükleyebileceğinin kanıtı. Livaneli burada kalemini bir neşter gibi kullanıyor; aşkın o parıltılı kabuğunu soyuyor ve altındaki o ürkütücü bencilliği gösteriyor. "İnsan soyunun en tehlikeli duygusu aşktır," cümlesi kitabın orta yerinde bir kılıç gibi sallanıyor. Neden tehlikeli? Çünkü aşk, senin "ben"liğini yok eder ve seni hiç tanımadığın bir canavara dönüştürebilir. Kitabı okurken kendimi sürekli bir şüphe içinde buldum. Ahmet’in anlattıkları ne kadar gerçek? Hafıza dediğimiz şey, bizi korumak için gerçekleri nasıl eğip büküyor? Livaneli, okuru öyle bir labirente sokuyor ki, sonunda karşılaştığın gerçekle sarsılmamak elde değil. Sonuç olarak bu kitap bir cinayet romanı gibi başlasa da, aslında bir "kimlik" ve "yalnızlık" manifestosu. Geleneksel değerlerin o sarsılmaz aile yapısının altında bile ne büyük sırlar ve hayal kırıklıkları yattığını gösteriyor. Livaneli, şiirsel
İnceleme
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
Reklam
Reklam