Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış.
Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Kitap çok güzeldi, yalnızca benim kişisel deneyimim kitaptan almam gereken keyifi baltaladı.
Hamilelik ve bebek tropeları benim için artık çalışmıyor. Çünkü 4 aylık bir bebeğim var ve şuan bir kitaptan günde 20 sayfa okuyabilmek bile lüks. Benim için bu kadar yorucu bir deneyimi kuş kadar hafif bir şekilde kurguya yedirince yazarlar sanırım biraz kopuyorum kurgudan.
Kitaba gelecek olursak konuyu geçiyorum ve karakterlere geliyorum. İki ana karakteri de sevdim. Gerçekçi olmuşlar mı soru işareti ama pozitif bir hikaye okumak istiyorsak gerçekçilikten biraz ödün verebiliriz bence. Pozitiflik demişken kitabın mesajını, akıl sağlığı ile ilgili söyledikleri vs. çok sevdim. Yorgun ve iyi bir ruh halinde olmadığım bu dönemde bana gerçekten iyi geldi diyebilirim.
Tek eleştirim bebekle ilgili yazılan kısımların gerçeklikten bence aşırı uzak oluşuydu. En azindan benim deneyimimle karşılaştırınca. Bebeğin sadece biberon verdim, altını değiştirdim gibi geçiştirilmesi beni sürekli kitaptan gerçek dünyaya atıp atıp durdu. Bebek bakmak asla bu kadar kolay değil ve eskiden asla takılmayacağım bu ayrıntı şimdi beni kitabın kurgusunda akıp gitmekten alıkoydu bazen. Elbette bu benim kişisel durumum. Çoğu romantizm kitabı sever için gayet mükemmel bir kitap olur bence.
Yazarın okuduğum kitaplarını şimdiye kadar sevdim, kesinlikle devam edeceğim.
İyi okumalar..
Hayat Çok KısaAbby Jimenez · Epsilon Yayınevi · 202628 okunma
Tam bir beyin yakıcı sonunu asla tahmin etmeyeceğimiz bir kitap olmuş bayıldım dedikleri kadar varmış uzun zamandır bu tür bir kitap okumamıştım kesinlikle okumalısınız
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202665 okunma
Herkese Merhaba,
İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar...
Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 6 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR...
İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik…
Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu…
Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama kızla
Arka kapağını beğenince bu kitaptan beklentim arttı sanırım. Kitapta, içinde über zengin kişiler barındıran bir arkadaş grubu, gruptan iki kişinin düğünü için Japonya’da terk edilmiş bir malikhaneye gidiyor. Malikhanede de bir hayalet gelinimiz var. Über zengin insanları okumaya, hele bir de kötü yazılmışlarsa asla katlanamıyorum. Karakterlerin hiçbiri bana etten kemikten insanlar gibi gelmedi çünkü yazar karakterleri diyaloglarla tanıtırken sadece yüzeysel kalmış. Karakterizasyonlar bir süre sonra ‘’bu iki kişi bir zamanlar ilişki yaşıyordu fakat ayrıldılar, sonra güzel ceketli yakışıklı olan şuradakiyle takılıp buna şunu söyledi, sonra diğeri de oradakine şöyle yaptı’’dan öteye gidemiyor. Böylesine potansiyeli yüksek bir temelle yola çıkıp büyük resimde hikayenin bu kadar sığ kalması beni üzdü. Diyalogların lisede yazdığım fan kurgusu hikayelerden öteye geçememesi de cabası.
Kitapta olan biten anlatılırken devamlı bir benzetme kullanma meyli vardı ve bu beni okurken çok rahatsız etti. Bana kalırsa şiir gibi bir tür dışında bu kadar benzetme, kitabın ciddiyetinden götürüyor. Şiirden bahsetmemin sebebi, kitaptaki korku verici sahnelerin birçoğunda bu benzetme kalabalığının beni rahatsız etmemiş olması. Karakterler arasındaki iletişimde ve sahne nitelenirken fazla fazla gelen imge, benzetme ve metafor kullanımı kitabın paranormal kısımlarında beni rahatsız etmedi. Japon efsanesi kısımları beni aldı götürdü, ancak sadece taslakta kalmış gibiydi.
Kitap aşırı akıcıydı ve gerçekten beynim yandı. Asla tahminlerim tutmadı. Yani gerçek sandığım yalanın içinden çıkan asıl gerçek buymuş dediğim bile yalan çıktı :))
Güzel bir kurguydu ama ;
SPOİLER RİSKİ;
Kitabın sonundan başına tekrar bakınca bazı cümlelerde açıklar vardı. Onca yıldır evliliğimiz demesi tutmuyor , çünkü tarihlere bakınca sadece iki yıl olmuş oluyor. Yani kitabı sonunu bilerek baştan okusam biraz daha açık çıkar gibi.
Ama yine de bana hissettirdiği duygular ve kanıma pompaladığı adrenalin için kesinlikle en az 8 puanlık bir kitap. Bazı sorularım cevap bulsaydı kesinlikle 10/10 bir konuydu.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,5bin okunma