Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek, bayılana kadar dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan insana, sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları başı hep dermansız bırakan yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey...
Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek...