"Fitnat'ım ya beni affet, yüzüme bak, bir söz söyle yahut beni öldür, bu azaptan kurtar. Böyle dargın durma! Bu bana büyük bir azaptır!
Fitnat Hanım ise Talat Bey'e darılmamıştı. Hiç insan kendi ruhuna darılır mıydı?"
"Her olay, sınırından ufak bir parça götürür," dedi. "Kalmayı seçtiğin her sefer, bir sonraki sefer gitmeni daha da zorlaştırır. Sonunda, sınırını tamamen unutursun..."
"Birbirimize çok benziyoruz," dedi
Başımı kaldırıp ona baktım. "Sen ve ben mi?"
Olumsuz anlamda başını salladı.
"Hayır. Bitkiler ve insanlar. Bitkilerin hayatta kalmaları için doğru şekilde sevilmeye ihtiyacı var. İnsanların da. Doğumdan itibaren hayatta kalmak için ebeveynlerimize bel bağlıyoruz. Ve ebeveynlerimiz bize doğru sevgiyi gösterdiğinde, biz de genel olarak daha iyi insanlar oluyoruz. Ama bizi ihmal ederlerse..."