burada benim bulunmadığım iki haftalık zaman aralığında gerçekleştirilen güncelleme sonrasında uygulama kullanıcılarının tekrar paylaşımları uygulama akışında ve kullanıcının kendi sayfasında gösterilmiyor imiş.. bunu yeni öÖrendim.. o zaman bu sorunu aşmak için şöÖle yapayım; -ilgilisi, meraklısı içÜn- Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup adlı kitap özelinde yazdığım inceleme; #306453290 lol. bu iletiyi de yarın öbürSü gün siler, gerekirse yine böÖle yeniden paylaşırım.. wow.
Bir kısım su Kaçıp kurtulmak istiyor denizinden Bir kısım su Aşmak istiyor okyanusu Bence dalga bu Bizimevdendünyaya
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Teknik bir ressam olan John Berger babası öldüğünde tabutunun başına geçer ve naaşının birkaç çizimini yapar. Bu onları anlattığı yazısında şu ifadeleri kullanır: Ağzını, kaşlarını, göz kapaklarını çizdikçe, kâğıdın beyazlığında bunların belirgin biçimleri çizgilerle doğdukça, bu çizgileri şimdiki hallerine getiren o tarihi ve deneyimi duyumsadım. Şimdi babamın hayatı çizmekte olduğum kâğıdın dikdörtgeni kadar sonluydu; ama kâğıdın içinde, herhangi bir çizimden çok daha sonsuz gizemli bir yolla, kişiliği ve alınyazısı doğmuştu. Ben bir kayıt tutuyordum; onun yüzüyse daha şimdiden hayatının bir kaydıydı yalnızca. Artık her çizim bir ayrılık sahnesinden başka bir şey değildi. ... Yaptığı çizimin uyuyan bir insana değil de bir ölüye ait olduğunu bütün insanların fark edeceğinden bahisle şu ifadeleri kullanır: Kimse uyuyan bir adama böylesi bir nesnellikle çizmezdi. Bir sonluluk var bu nitelikte nokta nesnellik, bir şeyi sona erdikten sonra geriye kalandır. ... Çizimlerden birini, çerçeveleyip çalıştığın masanın önündeki duvara asmak üzere seçtim. Babamın resmi ile babam arasındaki ilişki yavaş yavaş ve tutarlı bir biçimde değişti- en azından benim için değişti.
Arkadan şey çalıyordu , bir ihtimall dahaa var o da ölmek mii dersin? söyle canım, ne dersin ? Neyse işte bayadır yalnızlığımla başbaşa kalmıştım gayet keyfim yerindeydi ama bu aralar yine beynimi kemiren bazı huzursuzluklarım mevcut bunları aşamıyorum ya da aşmak istemiyorum ya da şöyle düşünüyorum 30 yaşına girecek olmanın belirli tepkileri bunlar 30 yaş sendromu gibi bir şey her neyse beyler ve kadınlar; Selma abladan ya da Müzeyyen hanımdan dinleyin bu parçayı. Klasik Türk sanat müziğini unutturmayanlara gelsin. ☀️
Her yere asmak istediğim o söz; "Her şey düzeltmeye değer değil."
Sınırı Aşmak...
Naz, aşkın tuzu biberidir; ama yemeği tuza boğarsan yenmez hale gelir. Her şeyin bir dozu, bir sınırı vardır. İlişkilerde tatlı bir naz, ilgiyi canlı tutar ve aşka keyif katar; ancak bu durum bir alışkanlığa dönüşüp doz aşımı yaptığında, karşı tarafta değersizlik hissi yaratır. ​Bir süre sonra yorulan kalp, o tatlı oyundan sıkılır ve uzaklaşır. Unutmamak gerekir ki; sevgi ne kadar derin olursa olsun, sabır da bir yere kadardır ve sürekli yokuşa sürülen her aşk eninde sonunda usanır. By Hakan
Duygu ve Düşünce