"Seni benim vücudumdan kesip aldılar, beni uyuşturmadan. Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı. Yeniden çık diye senin parfümünle suluyorum kendimi."
"Hâlâ mektup geliyor sana, açıyorum onları. Günün birinde belki seni çılgınca seven bir âşığının mektubu çıkacak karşıma. Sana bozulmayacağımı düşünüyorum, hatta belki onunla tanışmak, ona senden bahsetmek isteyeceğim."
-Güneş, güneş saatinden ileridedir orda. Ve hiç yer değiştirmez.
-Seni çok seviyorum!
-Gece elini uzattığın yerdedir sanki. Sonra çarşılar, evler, alanlar.
-Seni çok seviyorum!
-Albatrosların sesini duyarsın geceleri.
-Sonra puhular... Puhular...
-Seni çok, ama çok seviyorum!
-Hem ölüm orda yavaştır.
-Sonra bir gök! Duran! Duran! Hep duran!
-Seni çok, çok seviyorum.
-Şimşek çakıyor, duyuyor musun?
-Seni çok, ama çok seviyorum.
-Bak, şimşekler çakıyor. Dinle bak!
-Seni çok seviyorum!
-Şimşekleri duyuyor musun?
Sesler
-Ne diyorlar? Ah! Evet, şimşekler çakıyor! -Radyo onun için parazit yapıyor.
-Seni çok, ama çok seviyorum!
-Ben karışmam! Hem gitmeliyim artık.
Gece indi.