"Ancak burada uyanmak adeta denizin kıyısına oturmuş, hareketsiz duran ve hiçbir işe yaramayan bir kayalığa çarpmak gibidir."
Umutsuzluğa uyanmak, zaman geçirmek için yaşamak. Bir bakteri veya bir ornitorenk de boşu boşuna yaşar, ama bunu kafaya takıp canları sıkılır mı? Bilinç, evrimin bir yan etkisi maalesef, oyalanmak git gide zorlaşıyor.
Paris'te durmadan eğlenceden eğlenceye koşturmuş birisi için, şimdi böylesi avarelik hoşuna gitmişti, ayrıca çevresindeki sessizlik adeta taze bir içki gibi eşsiz ve lezzetliydi. İlk defa bilinçliydi, Versailles'daki çevresini saran insanların hiçbiri umrunda değildi.
Anne baba arasında artık yakınlık yoksa, aile topluluğu artık yaşama bir tat veremiyorsa, o zaman bunun yerine elbette kötü alışkanlıklara başvurmak gerekir. Tüm bunların zincirleme biçiminde gelişini görmeyecek kadar budala olan var mıdır?