Hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.
Gökyüzünün altındaki insanlar da birbirinin aynıydı -tüm dünyada, her yerde yüz milyonlarca, milyarlarca insan aynen böyle, birbirinin varlığından habersiz, birbirinden nefret ve yalan duvarlarıyla ayrı tutulan, ama yine de neredeyse tamamen aynı-, düşmeyi
hiç öğrenmemiş, ama bir gün dünyayı altüst edecek gücü yüreklerinde, karınlarında ve kaslarında biriktiren insanlar.
Savaş meydanında, işkence odasında ya da batan bir gemide, uğruna savaşılan şeyler unutulur her zaman, çünkü beden tüm evreni kaplayacak kadar şişer ve insan korku ve acıyla haykırarak felç olmamışsa bile yaşam, her an açlık,soğuk ve uykusuzlukla, mide yanması ya da diş ağrısıyla uğraşmak demektir.