Finli Halk Öğretmeni Johan Vilhelm Snellman'ın Finlandiyayı kalkındırma, yeniden hayata döndürme çabasının aktarıldığı kitap. Kitaptan Fin halkına dair sanat ve fikir akımlarını, gelenek, göreneklerini ve daha fazlasına sahip olduğumuz gibi hastalıklı ruhu, kötüye yatkınlığı ve sıkıntılı durumları da görebilmekteyiz.
Snellman'ın hayatını bir kalkınmaya adamasını; kışlalardan kiliselere kadar, içindeki fikir akımlarına bakış açıları ve potansiyel sahibi her bireye farkındalık katarak onların içindeki cevheri ortaya çıkardığını gördüğümüz hikayeleştirilmiş bir tarih kitabıdır.
Bununla birlikte bu kitap Atatürk'ün ölümünden bir kaç yıl önce yazılmış olmasına rağmen o süreçte ilk kez Türkçe'ye çevrilmiştir, Atatürk'ün beğendiği ve askeri okullarda okutulmasını istediği kitaplar arasındadır.
İçinde bulunduğumuz hayatı mutlu ve "yeterince" yaşamak noktasındaki önermelerini kardeşlerini kurtarma üzerinden yazdığı mektuplardan edindiğimiz bu kitapta, Stoacı Filozof Seneca'nın dilini sert ve ilk başta biraz küstahça görüyoruz. Fakat, emin ve şeffaf bir yazıma evriliyor gittikçe.
Hayatın mutluluğunu, sürecini sorgulama ve doğayı kabullenme -ona göre yaşama- noktasında çok kabiliyetli fikirler ile bulunduğumuz alandan bize büyük bir pencere açtığını düşünmekteyim.
Keyifli okumalar :)
Kişisel olarak bir din temelli tanrı inancım yok, vicdanıma dayanarak yaşıyorum ve bu kitapta her ne kadar eski zamanların dinsel öğretilerini temel alan bir hikayeleştirme bulunsa da, burada Tanrı kavramı sevgi ve iyilik duygularının çatısında toplanmış. İçersindeki bir veya iki hikaye neredeyse birebir ve biraz daha geniş bakınca bütün hikayeler birbirinin çok benzeri, buradan da yazarın üstünde durmak istediği konuyu çok rahatça anlayabiliyorsunuz. Kitapta günlük hayattan esintilerin, duygu durum kargaşasındaki alınan tavırların ve öğrenmeye, öğretilmeye değer saf duygular barındığını düşünüyorum. Keyifli okumalar.