Modernist pragmatizm
İNSANIN EN BÜYÜK TRAJEDİSİ NEDİR? Ali Şeriati der ki: “İnsanın en büyük trajedisi; ne cahilliğidir, ne yoksulluğu, ne de çaresizliğidir. En büyük trajedi…”
ÇAĞRI Kimi Mesih bekler, kimi Mehdi'yi. Kimi Samsunlardan mavi gözlüyü, Mesih sensin, Mehdi sensin kalk yürü, Mavi gözlüm, gel diyerek çağırma. Dadaloğlum ferman bilmez yazılsa, Pir Sultanım zincir tutmaz vurulsa, Mansur Hallaç Hak der sehpa kurulsa, Bedreddin'i Serezlerden çağırma. Hüseyinim korku gömdü çöllere, Sehpayı savurdu Deniz göklere, Aslanım Yusuf'um yürüdü ipe, Nurhaklarda Sinanımı çağırma. İnsan olan insan ne için yaşar, Nedir bu atalet kalmışsın naçar, Ya Hak desen billah deyyuslar kaçar, Kerbeladan Hüseyin'imi çağırma. Bilgili 02 Eylül 2025
Şiir
Önce doğur, sonra öp beni, budur yegâne özüm, atalet önemli Adamın biri sabahın köründe yollara küfrederek işe gidiyor Bir sigara tüttürüyor, iyice yıpranmış bedeni, elinden düşecek sanki Bahçesinde
1000Kitap
Kalpteki maden cevher çocuk Kalpteki maden Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar madenlerdir. İslâm"dan önce iyi olanları İslâm"dan sonra da iyidir. Yeter ki dinlerini iyi
Din
'İnsanlığın en mühim meselesi nedir?' şeklinde bir soruyla karşılaşsaydım, cevabım korku ve düşünebilmek eylemi olurdu. Birinin kaynağı, içinde yaşadığın kültürel çevre; diğerinin de atalet ve karın açlığı. Halbuki ikisi de "cesaret"e kapı aralıyor ama ne mümkün, salt yalnızlaşamıyorsun ki.
Düşünce
İnsan
Umutsuzluk almış başını gidiyor. Ölü balık misali kımıldamadan atalet içinde yaşıyoruz hayatı... Herkes yıkayın paklayın gömün misali dolaşıyor. Nedir bu ölme arzusu sen hiç öldün mü? ölmeden nereden bileceksin ölmeyi... Zaman zaman sıkışmış hissedebilirsin bu senin gelişimin için sadece bir yol değil mi? " Tohum toprağa düşse onun için "Öldü" denilebilir mi? Sana verilen gam ve kerderler gidicidir. Sadece misafirdir. Toprağa atılman tohum olmandandır. Yeniden ağaç olup çiçek açmandandır. Ağaç mevsime küser de çiçek açmazsa vakti geldiğinde meyvenin lezzetine varamaz. Vakti geldiğinde sır ehline bir armağandır. İnsan da öyle değil mi?