The Secret of Constantinapolis~Sır İstanbul
500 syf.
"İnsanlar kölesi olmak için binlerce hurafe ve uyduruk şeye can atarsa, birisi de gelir bu cehaleti kullanır."
Bugün sizlere kitabı ilk elime aldığımda hem sayfa sayısından hemde konusu itibariyle biraz tedirgin yaklaştıgım,benim bütün o tedirginliklerimi alıp acaba bir sonraki sayfada ne oldu diye merakla son sayfayı geldiğim ve her dönemi ayrı bir ilgiyle okuduğum devamı olsun istediğim bir kitapla geldim.Üç dönem 322-1577 ve 2019 yıllarınında gezintiye çıkmaya hazırmısınız?
Roma, Dünyanın merkezindeydi, en güçlü devleti, en büyük hazinelerine sahip binlerce yıl yaşayan. Ve Constantinopolis hayaller ülkesi, rüyaları süsleyen parlak taç gezegenin tahtında. Herkesin gözü buradaydı İstanbul, İslambol, Constantinopolis, Constantin'in şehri Neo Roma; harikalar diyarı. Yerin üstünde hazinelerini gösteren kent. Yerin altı içinde cimri davranmamıştı caddeler, sokaklar, ana arterler gibi bir ulaşım ağı kurulmuştu ucu bucağı belirsiz! Tüneller, gizli geçitler, sarnıçlar, hazine odaları, dehlizler, tuzaklar, saraylar özel yapılmış evler...
Bütün bu gayret, bütün bu çaba, bütün bu ince işçilik, plan, akıl yakan, beyin çatlatan ağlar. Derin bir devletti Roma, insanları kültürlü, gün görmüş köleleri bile.
322-325 yılları Roma dönemi yani Constantinin Neo-Roma Constantinapolis'i (İstanbul'u) kurduğu dönemde yaşamış bir köle Priklitios.Köle olarak satıldıktan sonra başından geçenleri okurken sahibi tarafından yine bir köle olan Theodora ile evlendirilir.Priklitios eşine büyük bir bağlılıkla bağlanır.Ama hayat ve yaşadıkları koşullar sebebiyle Priklitios ve Theodora özgür olmak için kaçarken ayrı düşerler.
1577 yılları İslambol yani Osmanlı döneminde yaşayan köle tüccarı sonradan Müslüman olmuş Kilsa (Deli Hacı)'nın yaptıklarını