SEYMA GENÇTURK-YEDİYÜZYETMİŞBİRİNCİ PERDE Romanın en güçlü yanlarından biri, olay örgüsünü sadece dışarıdan gelișen tesadüflerle değil, karakterlerin geçmişlerinden doğan sonuçlarla örmesi. Yiğit’in babasıyla ilgili karanlık gerçekler, annesinin taşıdığı acı, Mira ile Yiğit'in ilişkisine sızan tehditler, Asya'nın yalnızca bir yan karakter değil, bütün düğümü açan isimlerden biri hâline gelmesi; hikâyeyi sıradan bir gençlik romanı olmaktan çıkarıyor.Ortaya çıkan soy bağı, gizlenmiş geçmiş, kandırılma, intikam ve planlı yüzleşme çizgisi, romanın asıl amacının yalnızca bir duygusal ilişki anlatmak olmadığını gösteriyor. Hikâye boyunca yalnızca bir aşk ilişkisinin iniş çıkışlarını değil, aile bağlarının çürümesini, dostlukların sınanmasını, gerçeğin parça parça ortaya çıkmasını ve karakterlerin kendi kimlikleriyle sarsıcı biçimde yüzleşmesini görüyoruz. Özellikle CD, DNA testi geçmişte yaşanmış ölümler, saklanan akrabalık ilişkileri ve Asya Demiralp kimliği üzerinden gelen kırılmalar romanın gizem tarafını güçlendiriyor. Burada dikkat çeken şey, olayların tek tek şok etkisi yaratmasından cok, her yeni bilginin karakterlerin ruh hâlini biraz daha dağıtması. Yani romanın gerilimi yalnızca "olay" gerilim değil, aynı zamanda duygusal çöküş gerilimi Kitapta bir "perde' metaforu var ve bu metafor boşuna seçilmemiş. Karakterlerin hayatı sanki gerçekten bir sahne gibi kurulmus; herkes bir rol üstlenmis, bir seyleri saklamış, bir șeyleri bastırmış ve doğru an gelene kadar bu düzen korunmuş. Ama roman ilerledikçe bu perde açılıyor ve seyirlik gibi görünen her şeyin altında ağır bir gerçek yatıyor. Tam da bu yüzden kitabın adı, metnin ruhuyla uyumlu. "Yediyüzyetmişbirinci perde" ifadesi yalnızca romantik bir isim değil; aksine, gerçeğin çok uzun süre örtülmüs olduğunu ve açılan her