mert yyyyy

“Başkalarının yalanlarını dinlemek ve yalanları yutmuş göründüğün için seni aptal bellemelerine göz yummak, alçalmayı sineye çekmek, dürüst, özgür insanların yanında olduğunu açık açık söyleyememek, üstelik yalan söylemek zorunda kalmak, gülümsemek… Hayır, hayır, beş para bile değeri olmayan bir lokma ekmek, bir sıcak köşe, bir mevki için çekilmez bütün bunlar. Böyle bir dünyada yaşanmaz!”
Reklam
“Fakirlik ayıp değil; bunu bilirim. Sarhoşluğun da bir fazilet olmadığını daha iyi bilirim. Ama sefalet muhterem efendim, ayıptır. Fukaralıkta yaradılışınızın soylu duygularını koruyabilirsiniz! Sefalette ise, bunu hiç kimse, hiçbir zaman yapamamıştır. Sefalete düşmüş bir kimseyi toplum dışına atmak için sopayla kovmazlar da, süpürgeyle süpürürler; bu, onu daha alçaltmak içindir.”
Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir... Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse bir papağandan hiç farkın yoktur. İnsan mı?... Papağan mı?
“Ahmet de sakindi. Fakat yaratılıştan öyle idi. O, kendisini kabahatli bulan adamdı.”
İnsanın gerektiğinde çıkarabileceği bir şapkası olmalı.
Reklam