Son otuz sene boyunca gayretli bir sekilde işimi yaptım ve üç çocuk yetiştirdim. Bunları yaparken de Müslüman halklarin daha hür ve daha iyi yaşadıkları bir dünya hayal ettim. Bazen bu hayallerimi kâğıda döktüm ve hiç kimseye, bilhassa Yugoslavya'ya bir sey olduğu görülmedi. Şimdi yapılan, bir hayalperestin hapsedilmesidir. Aynı hayalleri kurmaya devam eden lakin artik yazmayan bir hayalperest. Bu sekilde memleketin asayişi tahkim edilmiş oldu mu? Bu hayallerin ülkeye herhangi bir zararı var mıydı?
Cezai yargı sürecine dâhil olan mahkeme ve kamu kurumları, adil bir karar verebilmek için önemli olan tüm gercekleri bütünüyle ve doğrulukla ortaya koymak zorundadir. Hem suç teşkil eden hem de zanlının yararına olan olguların soruşturması ve hükme bağlanmasında esit muameleye gayret göstermelidirler (Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu,15. madde).