ARISTOTELES VE ATİNALILARIN DEVLETİ
6/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:24
Her ne kadar eserin tamamının Aristoteles'e ait olmadığı düşünülse hatta bulunan parşömenlerin bir kısmı yırtık ve yok edilmiş olsa da eserin çoğunluğunun meşhur Aristo'ya ait olduğu düşünülüyor. Atinalıların Devleti, tamamen Aristo'nun tarihi kaynaklardan ve o dönemin gözlemlerinden oluşma bir kitaptır. Okumuştur, izlemiştir ve sistemin nasıl çalıştığını yazmıştır. Kendi fikirlerini "Politika" eserlerinde belirtirken, bu eserinde sadece işleyen sistemin nasıl işlediğini aktarmayı amaçlamıştır. Mahkemelerden meclise, memur atamalarından Atina halkının sosyolojisine dair her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Nadiren etkileyici sözler vardır, sosyolojik veya politik tespitlerin nadiren yapıldığı; daha çok tarihin ve sistemin anlatılıp, işin detaylarına girildiği bir eserdir. Solon yasalarının ne kadar iyi olduğundan, ileri zamanlardaki hükümdarların nasıl politikalar izlediğini ve Atinalıların Devleti'ni nasıl şekillendirdiği bu kitapta detaylıca anlatılmakta, en aradığınız bilgilerden en aramadığınız bilgilere kadar her şeyi elinizin altına sunmaktadır. Kısadır, tek oturuşta bitirilebilir ancak odaklı bir şekilde ve not alarak okunması da şahsım tarafından önerilir. Çünkü her ne kadar bir tarih kitabı okuyor olsak da, Aristo'nun kitabını okuyoruz. Her zaman odaklanmaya değer ve not almaya değerdir.
Duygu ve Düşünce
Atinalıların DevletiAristoteles · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,437 okunma
önemli bir öneri.
10/10
·112 syf.··
2026 42. kitabı
çehov’un, acı’sını ve erdal öz’ün, sevgili acı’sını muhakkak okuyun. önce biri, sonra diğeri. çünkü sevgili acı, çehov’un öyküsüne yazılmış bir öykü değil; onunla konuşan, onu yeniden düşünen ve yıllar sonra başka bir insanın yalnızlığında yeniden yaşatan bir metin. aralarında yaklaşık bir yüzyıl olmasına rağmen, sanki aynı cümle iki farklı zamanda kurulmuştur. çehov’un acısı anlatılamamanın trajedisiyken, erdal öz’ün acısı anlaşılabilmenin imkânını arar. biri acısını anlatacak bir kulak arar; diğeri, o acıyı gerçekten duyabilecek bir yürek. bu iki metni peş peşe okumak, yalnızca iki büyük yazarı değil, edebiyatın kendi hafızasını da okumaktır. bir öykünün başka bir öyküde nasıl yeniden doğabildiğini görmek isteyen herkes için unutulmayacak bir okuma deneyimi. not: okuru bekleyen şey; çehov'un, yaşlı arabacı i̇ona'nın ölen oğlunun yasını anlattığı "acı" öyküsünde i̇ona, acısını birine anlatabilmek için çırpınır. karşısına çıkan herkesin söyleyecek daha önemli bir işi, yetişeceği bir yeri vardır. kimse onu gerçekten dinlemez. sonunda, söyleyemediklerini atına anlatır. çünkü öykünün asıl trajedisi ölüm değil; insanın en ağır yükünü taşıyacak bir kulak bulamamasıdır. erdal öz ise bu fikri bambaşka bir düzleme taşır. "sevgili acı"da kahraman, çehov'un "acı" öyküsünü okuduktan sonra onu gerçekten anlayabilecek birini, yani bir sevgiliyi aramaya başlar. tanıştığı kadınlara bu öyküyü okur. fakat sınadığı şey onların edebiyat bilgisi değildir; başkasının acısına nüfuz edip edemeyecekleri, bir insanın yükünü gerçekten taşıyıp taşıyamayacaklarıdır. dinlemeyen, sıkılan ya da yüzeyde kalanlar elenir. böylece çehov'un "acı"sı yalnızca okunan bir öykü olmaktan çıkar; sevgiyi, yakınlığı ve insanı ölçen bir turnusol kâğıdına dönüşür. "sevgili acı", tam da bu yüzden çehov'un
Edebiyat
Cam KırıklarıErdal Öz · Can Yayınları · 2019311 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Euripides /Orestes
Puan vermedi·104 syf.··
2026 33. kitabı
Euripides /Orestes Aiskhylos Antik Yunan trajedisinin babası olarak bilinir. Bahsettiğiniz "Orestes" konusu, onun tiyatro tarihinin en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen "Oresteia" üçlemesini (trilogogy) ifade eder. Bu üçleme; Agamemnon, Adak Sunucuları (Choephori) ve Eumenidler (Eumenides) adlı üç oyundan oluşur. İşte bu devasa mitolojik ve hukuki trajedinin devamına Euripides daha modern ve psikolojik bir yaklaşım getirmiştir. oyunu, adeta antik bir trajedi olmaktan çıkarıp modern bir psikolojik gerilim ve politik hiciv halini alır. Euripides, hikayeyi Aykilos’un bıraktığı yerden —yani Orestes’in annesi Klytaimnestra’yı öldürmesinden tam 6 gün sonrasından— başlatır. Orestes, babası Agamemnon’un annesi Clytemnestra ve sevgilisi Aegisthus tarafından öldürülmesinin intikamını almak için annesini öldürür. Ancak oyun, bu cinayetten sonraki günlerde geçer. Apollo, Orestes’e babası Agamemnon’un intikamını almasını emreder. Orestes, gereğini yapar , annesini öldürdüğü için vicdan azabı çekmekte ve Erinysler (intikam tanrıçaları) tarafından takip edildiğine inanmaktadır , Halk meclisi onu ölüm cezasına çarptırmak ister. Kız kardeşi Electra ve sadık dostu Pylades ona destek olur. Halk orestes ve Electrayı dışlar lanetler toplumsal linçe uğratır Çaresiz kalan Orestes ve Pylades, Menelaos’tan yardım isterler; fakat bekledikleri desteği göremezler. Bunun üzerine daha radikal bir plan yaparlar: Menelaos’un kızı Hermione’yi rehin alırlar ve Helen’i ( Truva savaşının nedeni , aynı zamanda orestes ve Electranın teyzesidir) öldürmeye kalkışırlar. Acaba başarır mı ? :) Apollon orestese intikam almasını söyler Kehanet tanrısı olarak, eğer bu görevi yerine getirmezse ağır cezalar göreceğini söyler. Bu nedenle Orestes bir ikilem içinde kalır: * Bir yandan babasının
OrestesEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021547 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:17
"Çocukluğumu aramak bir rodeo atına binmek gibiydi; er ya da geç üzerinden fırlatılacağımı biliyordum." Alex Schulman kitaplarını okuduysanız az çok tahmin edersiniz ki, hikâyelerin sonu bir şekilde çocukluk travmalarına çıkar. Bu beni nedense hiç rahatsız etmiyor. Aksine okuduğum her kitabında düğümler çözüldükçe "Oh be!" diyor, adeta baş karakterle birlikte ben de yüklerimden kurtuluyorum. Öğretmenlik yapan kırk beş yaşındaki Vidar'ın, iki yıl önce kaybettiği babasından kalan eşyaların arasından bir telefon rehberi bulmasıyla başlıyor olaylar. İçgüdüsel bir hareketle, çocukken yaşadığı yazlık evin telefon numarasını çeviriyor ve bingo! Telefonu babası açıyor. :) Her gün aramaya başlıyor Vidar, aile bireylerinin hepsiyle konuştuğu gibi, kendi çocukluğu ile de adeta dost oluyor. :') Kendi çocukluğunuzla sohbet ettiğinizi düşünsenize.Okurken bile tüylerim diken diken oldu benim. Her aradığında ailenin yılın aynı gününü yaşadığını fark ediyor: 17 Haziran 1986. Ve bugünün bir anlamı olduğunu, bir sır taşıdığını, önemli bir olay yaşanmış olduğunu keşfediyor fakat bu gizemi çözmek tam bir yılına mal oluyor, tabii bir de akıl sağlığına. Paralel evren mi, büyülü gerçekçilik mi derken ikisinin de olmadığını çabucak anlıyorsunuz. İkisi de Schulman'ın tarzı değil zaten. Velhasıl; bir çeşit kırılma noktasının olduğu o günün, aslında sıradan bir gün olmadığını, yetişkin bir insanın hayatını bugün bile derinden etkileyecek bir yaranın aslında o gün açıldığını ve Vidar'ın belki de ruhunda buna benzer daha ne yaralar taşıdığını boğazınızda bir yumru ile idrak ediyorsunuz. Çocukluğumuzda oluşan ve bir ömür boyu kapatamadığımız o gedikler... Kiminin varlığından bile haberdar olmadığımız o koca çukurlar... Kendi çocukluğunun korkularını gidermek, ona güven vermeye, onu korumaya
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,594 okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202635 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2026 274. kitabı
William Shakespeare, *Bir Yaz Gecesi Rüyası* adlı bu ölümsüz fantastik komedyasında, Atina yakınlarındaki gizemli bir ormanda insanların ve perilerin yollarının kesişmesiyle yaşanan karmaşık aşk ilişkilerini ve komik yanlışlıkları konu alır. Eser; aşkın mantıksızlığını, rüya ile gerçek arasındaki ince çizgiyi ve insan doğasının değişkenliğini büyüleyici bir büyü ve mizah atmosferiyle işler.
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202523bin okunma