Sevgili Euthyphron, alaya alınmak bazen pek de önemli bir şey olmayabilir. Bana kalırsa Atinalılar bir insanın bilge olup olmadığını önemsemez, yeter ki o insan bilgeliğini başkalarına aktarmasın. Ama bir insanın birilerini bilge yapma yetisine sahip olduğunu düşünürlerse, senin de söylediğin gibi, kıskançlıktan ya da herhangi başka bir nedenden ötürü büyük öfkeye kapılırlar.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sene 1897
Atinalılar ve Türklerden nefret eden hemen bütün Yunanlar, pek çok Türk âdetini sürdürüyorlar: Öğle yemeğinden sonra Türk kahvesi içiliyor, kılık kıyafetlerinde yarı Türkvari de olsa fes takıyorlar ve son olarak Türk hamamlarına gidiyorlar.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atinalılar, beni suçlayanların sizi nasıl etkilediğini bilemiyorum. Ama öyle ikna edici konuşuyorlardı ki, az kalsın ben bile kim olduğumu unutacaktım.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu arada Atinalılar, çocuklarını korumaya çalışırken doğaüstü güçlere de başvurmaktaydılar. Tılsımlar onların yaşamında önemli bir yer tutardı. Atinalı ailelerin eski uygarlıklarda çoğu zaman rastlanıldığı gibi çocuklarını nazardan korumak için çeşitli muskalar kullandıklarını görüyoruz.
Sayfa 50
Antik Yunan
Bana kalırsa Atinalılar bir insanın bilge olup olmadığını önemsemez, yeter ki o insan bilgeliğini başkalarına aktarmasın. Ama bir insanın birilerini bilge yapma yetisine sahip olduğunu düşünürlerse, senin de söylediğin gibi, kıskançlıktan ya da herhangi başka bir nedenden ötürü büyük öfkeye kapılırlar.
Sayfa 5
Bu ne ya
Borç senedi ve mülkiyetin ipotek edilmesi (çünkü Atinalılar ipoteği de icat etmişlerdi) soya fratiye bakmıyordu.Soya dayalı eski yapılanma para, avans, parasal borç gibi şeyleri bilmiyordu.Bu yüzden aristokratların gitgide yayılan parasal egemenliği, alacaklıyı borçluya karşı güvence altına almak, küçük köylülerin para sahipleri tarafından sömürülmesini kutsamak amacıyla yeni bir teamül hukuku oluşturdu.Attika'nın bütün tarlalarında ipotek direkleri yükseliyordu, bu direklerde, üzerinde bulundukları arazinin filanca kişiye filanca miktar paraya karşılık ipotek edildiği yazılıydı.Üzerinde ipotek bulunmayan tarlaların büyük çoğunluğu zaten geri ödenmemiş ipotekler yada faizi yüzünden satılmış, aristokrat tefecilerin eline geçmişti; borçlu çiftçi, kendi tarlası üzerinde kiracı çiftçi olarak kalmasına ve emeğinin ürününün altıda biriyle geçinip, altıda beşini tarlanın yeni sahiplerine ödemesine izin verilirse, kendini şanslı hissederdi.Satılan tarlanın bedeli, borcun kapatılmasına yetmiyorsa, borçlunun borcunu kapatabilmek için ülke dışına köle olmak üzere satması gerekiyordu.Çocukların babaları tarafından satılması babalık hukukunun tekeşliligin ilk meyvesiydi!Kan emici hâla tatmin olmadıysa borçlu kendini de köle olarak satabilirdi.Böylece Atina halkı için uygarlığın tatlı doğuşu başlamıştı.
Sayfa 114