Eskiden ne zaman ülkenin bir yerinde yeni bir katliam yaşansa, sebebini hatırlayamadığı, daha doğrusu hatırlamaktan delice korktuğu ani bir acı içini kaplardı. Hızla hafiflerdi neyse ki. Birlikte yaşamaya alıştığı diğer acıların, varlığıyla bütünleşen müzmin kederin arasına karışıp kaybolurdu. Bu kadar hızlı hafiflemese yaptığı baskı yüzünden kalbi durabilirdi. Belki daha iyi olurdu diye düşünmeden edemiyor, ailesi olmasa, çocukları olmasa kalbinin durması çok yerinde olurdu. Bir günahı yıllarca hafızanın dehlizlerinde taşımak, cehennemi dünyada yaşamak demek.