Aslında seni değil, kendimi anlamak istiyorum. Kimi tahlil ediyorum? Senden geçerek, kendimi bulmaya çalışıyorum belki de. Yardım etmek isterken, yardım bekliyorum. Şey gibi geliyor bazen, şey gibi... Sen ve ben bir kâğıdın iki yüzüymüşüz gibi, birbirine o kadar yakın, o kadar uzak!
Sevgi sözcüğünün ne denli geniş kapsamlı kullanıldığını düşünmek insanı şaşırtıyor. Ancak, her bağlamda farklı bir anlama geldiği de bir gerçek. Bu farklılığı sezmekle birlikte, onu tanımlayacak başka sözcükler bulamıyoruz. Bunca değişik durumu betimlemek için elimizde sadece bu tek sözcüğün bulunması, aşk anlayışımızın yüzeysel olduğunun dilbilimsel kanıtı. Bu durum, aşk konusundaki düşünce ve duy-gularımızın gelişmemiş olduğunu, henüz rafineleşmediğini gösteriyor.