Aylak Adam; Yusuf Atılgan’ın “Kış, İlkyaz, Yaz, Güz” başlıkları altında dört bölümden oluşan modernist romanı. Ana karakterimiz C. kendi deyişiyle paralı ama zengin olmayan bir karakter. Roman boyunca C. durmadan yürüyor ve biz ona eşlik ediyoruz. İlk başlarda sıkıcı gelebilir ama sayfalar ilerledikçe kitapla bir bütün olacaksınız, eminim.
Basit, anlaşılır, sade... Günlük dilde kullandığımız sözcüklerden bir şiir kurarak sıradan hayatlarımızın kuytularında gizlenen güzellikleri keşfeden şair Orhan Veli.
Turgut Uyar, İkinci Yeni temsilcilerinden. Dolayısıyla kitaptaki bazı şiirlerinden anlam ummamalı. Göğe Bakma Durağı’nda ilk şiir kitaplarında (Arzı Hal ve Türkiyem) kullandığı hece vezni yerine uzun dizelerden oluşan şiirleri bulunuyor. Bu yönüyle; İkinci Yeni akımını yansıtan pek çok özellik, onun bu kitabı oluşturan şiirlerinde yer alıyor diyebiliriz. Bireyin iç dünyasına yönelen Uyar’ın en sevdiğim şiirleri şunlar oldu: tomris uyar için bir şiir kurma çalışması, Nedir Sonsuzdan Bir Önce, Geyikli Gece ve Göğe Bakma Durağı.
İç monolog ve bilinç akışı tekniğinin yoğun olarak kullanıldığı bir kitap. Sokak dili yani argo sözcükler vb. kullanılmasından natüralizm etkisiyle yazıldığı anlaşılıyor. Aşkta yenilgi, yarım kalmışlık; tasvirlerle, imgelerle, uzun cümleler ve karmaşık yazı teknikleriyle anlatılıyor. Sakin bir ortamda sakin bir kafayla okunmalı diye düşünüyorum. Yoksa anlaşılması güç gelebilir ve ince bir kitap olmasına karşın sıkılabilirsiniz.
İlk yarısını Füsun’a diğer yarısını Kemal’e üzülerek bitirdiğim, aşk gibi bir duyguyu elle tutulur hâle getiren o roman... Henüz müzeyi ziyaret etme şansım olmadı ama ziyaret ettiğimde daha da çok seveceğime eminim bu romanı.