Durmadıkça, sağınlıkla anlamak ve bilmek olanaksızdır da ondan. Çünkü her iki filozofun dilinde de episteme (bilgi), "durmak" anlamındaki episthamaiden köken alır.
ve gece
karanlık ve boğuk mavi renkteki
yıldızlı cübbesiyle bir vaiz olarak
gelecek.
cübbesindeki kayıp giden
bir yıldız kadar
sakin ve renkli
bir sessizliği,
unutulmuş kirli bir beyazı andıran
sarımtırak gözleri olacak.
şimdiye kadarki tüm vaizlerin dışında
o, susarak vaaz verecek.
ayda yıkanmış saçlarını ne zaman
bir rüzgar okşasa
bir vaiz için fazla
kışkırtıcı bulacağız onu.
ama ancak o zaman
ancak o zaman anlayacağız
insan kendinin kirli yanlarını neden
karanlıkta kargalaşmaya başlamış yanlarını neden
gündüzün aydınlığında değil de
gecenin karanlığında paylaşır,
insan bu serseri cesareti
bu lacivert arınma ihtiyacını nereden bulur,
sabah pişman olacağını bile bile,
işte o zaman anlayacağız:
kalbimize işlemiş,
aklımızın uykulu kilitlerini açmış
gecenin o sessiz vaazını.